Ana Sayfa SURİYE 6 Ocak 2018 60 Görüntüleme

Üstad Usame Mahmud İle Özel Röportaj -Tam Metin-

El Kaide’nin resmi yayın organı Sahab Medya, örgütün Hint Yarımadası El Kaidesi adlı kolunun sözcüsü Üstad Usame Mahmud ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.

‘Ne İstiyoruz? / Hint Yarımadası Cihat Hareketi – Gerçekleri ve Haklılığı’ başlıklı röportajın ilk bölümünü uluslararası güvenlik ilgilisi okurlarımız için alıntıladık:

“ Kıymetli izleyicilerimiz, bugün yapacağımız röportajda Hint Yarımadası El-Kaide’si resmi sözcüsü üstad Usame Mahmud ile onurlanacağız. Hint yarımadası el-Kaide’si kurulduktan hemen sonra bu röportajımızı gerçekleştirecektik. İsteğimiz dışındaki bazı sebeplerden dolayı röportajı gerçekleştiremedik. Soruların çokluğu sebebiyle röportajımızı bölümlere ayırdık. Muhterem üstadımız, bugün birinci bölüm… Es-Selamu Aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Ve Aleykum Selam ve rahmetullahi ve berekatuhu

Değerli üstadımız, es-Sahab Medya’ya hoş geldiniz.

Allah sizin ve tüm es-Sahab Medya çalışanı kardeşlerimizin hayırla mükafatını versin.

Hint Yarımadası El-Kaide’si resmi sözcüsü olmanız sebebiyle sizinle bir çok konu hakkında konuşmak istiyoruz. Hint yarımadasındaki cihad hareketi çok önemli merhaleden geçmektedir. Bu sebepten dolayı insanların zihinlerinde ve hatta cihad hareketi mensuplarının zihinlerinde bir çok sorular dolaşmaktadır. Bu bölümde Allah’tan temennimiz uzun konuşmalarınızı dinlemeyi bize kolaylaştırsın.

Hint yarımadası es-Sahab medyanın bana verdiği bu fırsattan dolayı teşekkür ediyorum. Bu celselerin bize ve tüm İslam ümmetine fayda ve hayırlara vesile olmasını Allah’tan istiyoruz.

Amin.. Allah size hayır mükafat versin.

Bu münasebetle muhterem emirimiz Şeyh Asım Ömer’i -Allah onu korusun- , Mü’minlerin Emiri muhaddis Şeyh Hibetullah’ı -Allah onu korusun- , El-Kaide Emiri Şeyh Eymen ez-Zavahiri’yi -Allah onu korusun-, mücahidleri ve mücahidlerin komutanlarını ve tüm müslüman kardeşlerimizi İslam’ın selamı ile selamlıyorum.. Es-Selamu Aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Esas soru ile başlıyoruz. Hint yarımadası el-Kaide cemaati esas olarak neye çağırıyor ve kuruluşundaki temel hedefleri nelerdir?

Biz bu yola zulmü, fitneyi ve fesadı yok edip Allah’ın kelimesini yüceltmek ve Rabbimizin rızasını kazanmak için çıktık. Allah’ı razı etmek, müslümanlara nasihat etmeye ve müslümanlar için hayır istemeye bağlıdır. Hedefimiz tüm müslümanların kurtuluşa ermesi ve müslümanları savunmaktır.

Gerçek şu ki, Allah bugün yeryüzüne dolmuş zulmü, fitneyi ve fesadı kendisi yolunda yapılan cihadla yok etmek istedi. Cihadsız zulmü, fitneyi, fesadı yok etmek mümkün değildir. Cihad edilmediği takdirde helak ve yıkım her yeri kaplar ve her gün daha da kötüye giderek fazlalaşır. Alim ibni Ebi Hatim -Allah ona rahmet etsin- şöyle dedi: Savaş ve cihad olmasaydı yeryüzünde fesat çıkardı. Allahu Teâlâ, fitne ve fesadın karanlığını, baskı ve zulüm bulutlarının darmadağın edilip sonlanmasını Allah’ın şeriatine uygun yapılan savaş ve cihadda gerçekleştirdi.

Eğer bizler, alemlerin rabbi olan Allah’a karşı haddini aşan zalimleri ve Allah’ın kullarını kendilerine kul yapan zalimleri kılıçtan geçirip ve onların güçlerini kırmazsak müslümanların kurtuluşa ermesi ve müslümanlar için hayır isteme iddiamızda sadık olmamız mümkün değildir. İnsanlık zalimlerin sebebiyle dalalet denizinde boğuluyor ve helak olma sınırını ulaşıyor. Allahu Teâlâ bizlerin sadece kibirli zalimleri İslam’a davet etmemizi emretmedi. Bilakis kitapla beraber kılıcı da indirdi. Davetin yanında savaşı da farz kıldı. Allahu Teâlâ şöyle dedi:

Bundan dolayıdır ki, Zulüm, fitne ve fesadı yok etmek istiyoruz. Allah’ın dinini yeryüzünde hakim kılmak istiyoruz. Müslümanların hidayetini, onlara nasihat etmeyi ve onları zalimlere karşı savunmayı istiyoruz. Bu isteklerimiz sadece davet ve savaş yoluyla gerçekleşir. Davet ve savaşın ayrılmaz ikili olduğuna inanıyoruz. Birbirlerine daima ihtiyacı vardır. Bu bizim menhecimizdir. İslam ümmetini buna çağırıyoruz. Allah’ın yardımıyla savunmasız zayıf müslümanlara yardım edeceğiz, haklarını geri iade edecek ve ezilen perişan durumdaki halkın önünü açacak, dünya ve ahirette izzetli olacağız. Davet ve savaş yolu, zulüm, fitne ve fesat karanlıklarını yok edip adalet, insaf, güven ve bereket sabahını getirecektir Allah’ın izniyle.

Uzun zamandır Hint yarımadasındaki cihad hareketi devam etmektedir. Hint yarımadası el-Kaide’sinin cihadi görüşü ve cihad hareketinin hedefleri nelerdir?

Cemaatimizin görüşünü önünüze koyacağım. Cemaatimizin cihad hareketindeki görüşü Hint yarımadasının tamamını -Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve Keşmir’i- islami yarımadaya çevirmektir. Cemaatimiz Küresel Cihad Hareketi’nin bir parçasıdır. Yani dünya genelinde haçlılara, siyonistlere, komünistlere, müşriklere ve laiklere karşı savaşan cihad hareketinin bir parçayız.

Aynı zamanda cemaatimiz mübarek Afganistan İslam Emirliği’nin uzantısıdır. Bizler cemaat olarak Afganistan İslam Emirliği’nin ordularından bir orduyuz. Bizim önceliklerimizden bir tanesi de Afganistan İslam Emirliği’ni savunmak ve destek vermektir. Allah’a hamd olsun, bizim kardeşlerimiz Afganistan’da İslam Emirliği sancağı altında savaşmaktadırlar. Biz cemaat olarak Pakistan ve Hint yarımadasındaki müslümanları Amerikan koalisyonuna karşı cihadda İslam şeriatını uygulamak için İslam Emirliği’ne katılma çağrısında bulunuyoruz. Afganistan dışındaki Hint yarımadasında cihad hareketinin en önemli hedeflerinden bir tanesi de İslam Emirliği’nin düşmanlarına karşı durmak, halk arasında zalimlere karşı cihad hareketini canlandırmaktır.

Hint yarımadasındaki küresel şeytanların fesadlarını, soygunların yağmalamaların önünü kesmek, Pakistan, Keşmir, Bangladeş, Hindistan ve Burma’daki müslümanları zalimlerin zulümlerinden korumak cihad hareketinin görevlerindendir.

Hint yarımadasındaki müslüman halkın haklarını geri almak en büyük hedeflerimizdendir. O hakların en önemlisi ise İslam şeriatına tabi olma ve cahiliye hükümleri altında yaşamaya mecbur bırakılmamalarıdır. Bilakis müslümanların hayatlarını şeriat gölgesinde yaşamaları, müslümanların canlarını, mallarını ve namuslarını korumak Hint yarımadasındaki cihad hareketinin hedeflerindedir.

Hint yarımadasındaki devam eden cihad hareketinde Hint Yarımadası el-Kaide’sinin rolü nedir?

Allah’a hamd olsun, cemaatimiz Hint yarımadası el-Kaide’si, Hint yarımadasındaki cihad hareketinin en büyük savunucularındandır. Allah’ın lütfu ile cemaatimiz Afganistan, Pakistan, Bangladeş ve Hindistan’da faaliyet göstermektedir. Mücahid kardeşlerimiz davet ve savaş alanlarında ilerlemekteler. Alllah’ın lütfuyla bu kervan Kandahar’dan İslamabad’a ve Hindistan’a kadar mübarek Hint operasyonu çağrılarını sürdürmektedir. Hint yarımadasındaki tüm cihad hareketinin bu çağrıyla çıkmalarını Allah’tan temenni ediyoruz.

En azılı düşmanınız ve ilk hedefiniz kimdir ?

İlk hedefimiz suç çetesi lideri Amerika’dır. Amerika İslam’ın ve İslam ehlinin en azılı düşmanıdır ve eli müslüman ümmetin kanıyla kaplıdır. Dünyada İslam üzerine yapılan zulmü destekleyen ve küresel zulüm sisteminin bekçisi Amerika’dır. Bu sebepten dolayıdır ki, Amerika ve zulümlerini defetmek bizim önceliklerimizin ilkidir, ki böylece bu bölgede kendi çıkarlarını savunamasınlar.

İkinci hedefimiz, zalim zorba müşrik Hindistan hükümetidir. Keşmir’de, Bangladeş, Asaam ve Gacurat bölgelerinde annelerimize, bacılarımıza ve kardeşlerimize her gün acılar çektiren, İslam’ın ve müslümanların düşmanı olan Amerika İsrail dahil tüm küresel şeytanlarla birlik olan Hindistan devletidir. Bundan dolayı Hindistan çıkarlarını Bangladeş’te, Pakistan’da, Hindistan’da ve tüm Hint yarımadasında vurmak en büyük hedeflerimizin ikincisidir.

Üçüncü sıradaki hedefimiz, küresel küfür güçlerinin dolarları karşılığında Cihad hareketine düşman olan ve cihad hareketine savaş açan Pakistan’ı kontrolünde tutan generaller, Pakistan ordusu ve hükümetidir. Pakistan devleti, cihad hareketini vurmakta, İslami uyanışları sindirmek için her dinsiz ve kafirle işbirliği yapmaktadır. Pakistan küresel alçak istihbaratların bahçesi haline geldi. Onların sebebiyle bu bölge şeriatten mahrum kaldı, zulüm ve fesat yayıldı.

Hint Yarımadası el-Kaide’sinin menheci, hedefleri, ilkeleri ve kurallarının rapor halinde daha önceden yayınlandığını sizlere hatırlatmak isterim. Tüm müslümanlardan özellikle de bizim cemaatimizdeki mücahidlerden ve kardeş cihad cemaatlerindeki mücahid kardeşlerimizden o raporu okumalarını istiyorum.

Amerika, Hindistan ve onların ikisinin yanında Pakistan ordusunun da o ikisi gibi düşman olduğu, onların hepsine karşı savaşı tek bir vakitte ilan etmeniz savaş stratejisi olarak doğru mudur?

Pakistan ordusunu düşman ilan etsek de etmesek de düşmandır. Çünkü Pakistan ordusu, mücahidlere, cihad hareketlerine, İslam ehline ve şeriate karşı savaşmaktadır. Bizde biliyoruz ki düşmanları aza indirmek en önemli savaş planlarındandır. Ancak bize savaş açan, cihadı yok etmek isteyen düşman ordusuna göz yummak da doğru değildir. Bugün Pakistan ordusu ve sistemi şeriatle hükmetmemekte ve cihad farziyetini ortan kaldırmak için tüm güçlerini sarf etmektedir. Bizler bu durumda düşman Pakistan ordusuna ve sistemine karşı savaşma mecburiyetindeyiz. İslam şeriatı isteyen cemaatler ve hareketler pakistan ordusuna ve sistemine karşı meydanlarda savaşmadığı sürece hiçbir ilerleme kat edemeyeceği gerçeğini iyi bilmekteler.Tüm Hint yarımadasında zalimlere karşı cihad yapılmadan zalimleri durdurmak mümkün değildir.

Sizler de Bangladeş’teki olayları takip ediyorsunuz. Oradaki olaylar nereye doğru gitmekte ve Bangladeş’teki hedefleriniz nelerdir?

Bangladeş’teki müslümanlar çok tehlikeli bir süreçten geçmektedirler. Orda yapılan zulümlere hain ve İslam düşmanı Hindistan ve Pakistan hükümetleri de destek vermektedirler. 1971 yılında Bangladeş’teki müslümanların bölgelerinin Pakistan’a bağlı olmasını istediklerinde zalim müslüman düşmanı Pakistan ordusu kabul etmeyip onları Pakistan’dan ayırdı. Bundan Hindistan devleti de istifade edip Bangladeş’i kendileri elinde bir oyun haline getirip Hindistan devleti sömürgesi altına girdi. Şu an Bangladeş’te ordu, polis, yargı ve medya Hindistan dili olan Hintçe konuşmaktadır ve Hindistan hükümetinin emirlerini uygulamaktadır.

Bangladeş’teki genel halka gelince, Allah’a hamdolsun tevhid aslanları ve davet aşıkları hiç eksik olmadı. Onlara yerleri dar edildi, put ve ineğe tapanların hedefi haline geldiler. Maalesef şu an Bangladeş’te hırsızlara, tecavüzcülere, laiklere, pis komünistlere saygı gösterilmekte, müslümanları ise insan, vatan ve halk düşmanı şeklinde vasıflandırmaktadırlar. 2013 yılında yapılan bir İslami gösteride Bangladeş yönetimi bin müslümanı sessiz sedasız öldürdü.Sonra Hindistan ordusu askeri gücüyle Bangladeş ordusunun desteğiyle Bangladeş’teki ”Set Kera” bölgesine girip müslümanların evlerini başlarına yıkıp 50 müslümanı öldürdü. Umduk ki bu zulümler son bulur, aksine iman ehline yapılan zulümler zinciri çoğalarak şiddetlendi. Müslümanlar öldürülmeye ve zindanlara atılmaya devam edildi. Allah’ın Rasulü Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem’e söven din düşmanı komünistlere Bangladeş hükümeti tam destek verdi. Şu an Bangladeş’teki müslümanlar, İslam ve müslüman düşmanı olan müşrik budistler tarafından Bangladeş’teki müslümanlar üzerine uzun zamandır yapılan savaşın acılarını çekmektedirler. Bu durumda Bangladeş’teki müslümanlar cihadın üzerlerine farz olduğunu anladılar. Hindistan devletine karşı cihad etmek farzı ayn oldu. Bu yapılan zulümler sebebiyle Bangladeş’teki ve tüm Hint yarımadasındaki zalim Hindistan güçlerini vurmak cemaatimizin hedefidir.

Bangladeş’teki cemaatinize bağlı mücahidlere mesaj yöneltmek ister misiniz?

Bangladeş’teki kahraman mücahid kardeşlerime diyorum ki, Bangladeş’teki müslümanları cihad ibadetine davet etmeniz, büyük Hint operasyonlarını tekrardan gerçekleştirmek için Allahu Teâlâ sizleri bölgenizde seçti. Bangladeş’teki müslümanların dinini ve dünyalarını korumak sizin üzerine vaciptir. Cihad farziyetini yerine getirirken Müslüman halkı uyandırmanız ve sizin yanınızda yer almalarını sağlamanız gerekir. Eğer bunu başarırsanız İslam ve ehlini zafere ulaştırmada başarıya ulaşmış olursunuz. Keşmir’den Burma’ya kadar tüm mazlumların gönülleri ferah olur. Hint yarımadasında ve Dakka’dan Keşmir ve Ahmedabad’daki müslümanlara zulmeden zalim aşağılık Hindistan devletine silahlarınızı doğrultun. Eğer sizleri birileri engellemek istese ona yaptıklarınızla ders verin, sizler davet ve cihadı nasıl savunacağınızı iyi biliyorsunuz. Hint Yarımadasında tevhid ve cihad sancağının yüceltilmesinde Allah sizlere yardım etsin.. Amin.

Şu an ki Hint yarımadasındaki cihad harekini, tarihteki cihadi ve islami Hint yarımadasıyla birbirine nasıl bağdaştırıyorsunuz?

İngilizler, Hint yarımadasında şeriatı kaldırdıkları zaman, 1806 yılında Şeyh Abdulaziz Şah -Allah ona rahmet etsin- dedi ki; ”Hint yarımadası dar’ul islam’dan darul harb’a dönüşmüştür.” Bu fetva ışığında Şehid Seyyid Ahmed ve Şehid Şeyh İsmail -Allah onların ikisine rahmet etsin- öncülüğündeki mücahidlerin hareketi İngilizlere ve destekçilerine karşı cihad ettiler. Daha sonra 1857 yılında da değerli alimler öncülüğünde kurtuluş savaşı ortaya çıktı. Ve sonrasında Şeyh’ul Hind hareki ve diğer hareketler kıyama başladılar.

Şah Abdulaziz’in ”Hint yarımadası daru’l islam’dan daru’l harb’e dönüşmüştür” fetvası günümüze kadarda geçerlidir. Çünkü Hint yarımadasında o fetvanın çıkmasının sebeplerini oluşturduğu veriler günümüzde hala bulunmaktadır. Hint yarımadasında hiçbir bölgede şeriat uygulanmamakta, şeriat düşmanları tüm yarımadayı kendi kontrolleri altına almış durumundadır. Dün olduğu gibi bugün de Şah Abdulaziz’in fetvasına uymak gerekir.

Diğer bir konu, Şehid Seyyid Ahmed’in ve kurduğu hareketin (o hareketi Şeyh’ul Hind de desteklemişti) yürüttüğü dava sebebiyle binlerce alim Delhi’de idam edildi. O hareket Hint yarımadasında hiç bitmedi. Bilakis tarih boyunca o hareket hep devam etti. En tanınmış liderlerden Hacı Şeriatullah ve Titu Mir Doğu Bangladeş’te ve Fakir Eybi, Hacı Tarnczey, Molla Bavindeh Batı Pakistan’da bu hareketin tabilerindendi. Fakir Eybi -Allah ona rahmet etsin- şeriat hükümlerinin uygulanmasını istediğinden dolayı Pakistan hava kuvvetleri tarafından bombalandı. Bombalayan pilotların liderliğini İngiliz pilot ”Eylin” yapıyordu.

Amerika Hint yarımadasına girdiğinde Pakistan ordusu açıktan İslam ve cihad karşıtı savaşa katıldı. Pakistan ordusunun gerçek yüzü ortaya çıkıp maskesi düştüğünde yeniden mücahid hareketleri -Seyyid Ahmed’in (Allah ona rahmet etsin) öncülük ettiği mücahid hareketinin ilkeleri üzere- tekrardan kararlılıkla cihad hareketini başlattılar. Bu şekilde Hint yarımadası cihad hareketi yeniden başladı. Hint yarımadasındaki biz mücahidler Seyyid Ahmed hareketinin devamıyız. Allah bizleri Seyyid Ahmed’in hakiki varislerinden yapsın. İslam düşmanlarından Hint yarımadasını kurtarmak, şeriatle hükmetmek Seyyid Ahmed’in hedefiydi. Aynı şekilde bu bizim hedefimizdir. Seyyid Ahmed’in menheci davet ve cihaddı. Aynı şekilde bizim menhecimiz de davet ve cihaddır. Bizler, Hint yarımadasında Seyyid Ahmed’in başlattığı mücahid hareketinin devamıyız. Allah bizleri bu cihad hareketinde başarıya ulaştırsın. Allah, cihad hareketimizi Seyyid Ahmed zamanında olduğu gibi müslümanlar için bereketli ve hayırlara vesile kılsın…Amin.

Allah hayır mükafatınızı versin.

Kıymetli izleyicilerimiz, gelecek bölümdeki konumuz Keşmir Cihadı ve Keşmir Tahrir Hareketi olacaktır. El-Kaide Cemaatinin Keşmir’deki cihad hususundaki görüşlerinden ve planlarından bahsedeceğiz. Tekrar buluşuncaya dek Allah’a emanet olun. Allah sizlere hayırla mükafat versin….es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.”

Asya’nın Sesi sitesinden alıntılanmıştır. Sorumluluk kaynağa aittir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | sancakweb.com