U.ARASI AF ÖRGÜTÜ MISIR’İN TUTUKLADIĞI UYGURLAR İÇİN “ACİL EYLEM ” ÇAĞRISI YAPTI

Uygur Haber ve Araştırma Merkezi(UYHAM)

İngiltere merkezli ve küresel düzeyde insan hakları ve hukuk ihlalleri konusunda faaliyet gösteren Uluslar arası Af Örgütü Mısır’da öğrenim ve diğer amaçlarla yasal olarak ikamet etmekte olan Müslüman Uygur Türklerini Çin’in talebi üzerine bu ülke Hükümetinin haksız ve hukuksuz olarak tutuklamasına tepki gösterdi ve tutuklanan bu Uygur Türklerinin Çin’e iade edilmemeleri ve bir an önce serbest bırakılmaları için uluslar arası topluma,ülkelere, kurum ve kuruluşlara “ACİL EYLEM ” çağrısı yaptı

Uluslar arası Af Örgütü(Amnesty İnternational) 01 Ağustos 2017 günü yayınladığı bu çağrı ile ile birlikte, ayrıca sosyal medya ve sanal ortamda bir imza kampanyası de başlatmış bulunuyor. İmza metni ise, Mısır’ın tutukladığı bu Uygur öğrencilerin Çin’e geri gönderilmemesini içeriyor.

Uluslar arası Af Örgütü’nün yayınladığı Acil Eylem Çağrısının Türkçe tercümesini aşağıda bilgilerinize sunuyoruz.Görüntünün olası içeriği: yazı

Uygur Öğrenciler Çin’e Zorla Geri Gönderilme Tehlikesi Altında !

Basında yer alan haberlere göre yaklaşık 150 Uygur Mısır’da gözaltına alındı ve zorla Çin’e geri gönderildi veya gönderilme tehlikesi altında. Bu kişiler geri gönderilirlerse çok ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilirler.

Mısır yetkililerini, gözaltına alınan Uygurların sığınmacılık talebinde bulunmak üzere etkin fırsatları olduğunu, şahsi durumlarının değerlendirildiğini ve gözaltına alınmaları veya zorla tahliyeleri üzerinde yargı gözetiminin gerçekleştirildiğini teyit etmelerini talep ediyoruz.

The New York Times’ın isim vermeden Mısır Hava Yolları yetkililerine dayandırdığı 6 Temmuz Perşembe günü yayımlanan haberine göre, en az 12 Uygur, Mısır Hava Yolları ile Kahire’den Çin’in Guangzhou kentine sınırdışı edildi, 22 Uygur ise derhal sınır dışı edilmek üzere gözaltına alındı. Uygurların tamamı Kahire’deki El-Ezher Üniversitesi öğrencisi idiler.

Gözaltıların boyutları şimdilik tam olarak bilinmiyor. Uygur İnsan Hakları Projesi’nin (UİHP) Uluslararası Af Örgütü’ne bildirdiğine göre Mısır yetkilileri 70’i Kahire’deki Çin Elçiliği’nde olmak üzere en az 150 Uygur öğrenciyi gözaltında tutuyor. UİHP, elçilikte tutulanların Çin güvenlik yetkilileri tarafından sorgulandığını ve Türkistan İslam Hareketi üyesi olduklarını beyan eden bir belgeyi imzalamaya zorlandıklarını ifade etti. Mısır’daki Uygur topluluğuna yakın bir kaynak Uluslararası Af Örgütü’ne, Uygur öğrencilere yönelik tacizin üç ay önce, Mısır’daki Uygur öğrencilerin 20 Mayıs itibariyle Çin’e dönmesini isteyen Çin yetkililerinin birçok öğrencinin ailesini gözaltına almasıyla beraber başladığını bildirdi. Kaynak, dönen öğrencilerden bazılarının işkenceye uğradığını, bazılarının ise ‘‘aşırıcılığı yaymak’’ suçlamasıyla 15 yıl hapis cezasına mahkum edildiğini iddia etti.

Özgür Asya Radyosu (ÖAR) Mayıs ayında, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki (SUÖB) Çin yetkililerinin, yurtdışında yaşayan Uygur öğrencileri SUÖB’e dönmeye zorlayan bir politikayı uygulamaya başladıklarını bildirmişti. ÖAR, SUÖB’deki yetkililerin, ülke dışındaki Uygur öğrencileri ülkeye dönmeye zorlamak için yakınlarını gözaltına aldığını aktarmıştı. Mevcut durumda SUÖB yetkilileri, resmi basında ‘‘teröre karşı halk savaşı’’ olarak adlandırdıkları bir mücadele yürütüyor. Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden olan Uygurlar ülkeye zorla geri döndükleri takdirde işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamelelere maruz kalma riski altındalar. Uluslararası Af Örgütü, Çin’e zorla geri dönen Uygur sığınmacıların gözaltına alındığı, işkenceye veya kötü muameleye maruz kaldığını aktardığı ya da ölüm cezasına mahkum edildiği ve infaz edildiği vakalar kaydetti.

EK BİLGİ

Özgür Asya Radyosu’nun aktardığına göre Çin yetkilileri yurtdışındaki üniversitelerde öğrenim gören Uygur öğrencileri ülkeye dönmeye zorlamaya başladı. ÖAR’a konuşan kaynaklar Çin’e dönenlerden döndükten sonra bir daha haber alınamadığını bildirdiler. Basında yer alan haberlere göre Çin hükümeti, hareketlerini kontrol altında tutmak üzere Uygurların pasaportlarına da el koydu.

Uygurlar, yoğunlukla Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan, çoğunluğu Müslüman olan bir etnik azınlık. 1980’lerden beri Uygurlar, sistematik ve yaygın insan hakları ihlallerinin hedefi durumundalar. Bu ihlallere keyfi gözaltı ve hapis cezaları, hücre cezası ve dini özgürlükleri ile sosyal ve kültürel hakları üzerine getirilen ciddi kısıtlamalar da dahil. Yerel yetkililer dini pratikler üzerinde çok sıkı kontrol uygulamaktalar. Tüm kamu çalışanlarının ve 18 yaşın altındaki tüm çocukların camide ibadet etmelerini yasaklamak da bunlardan biri. Çin devlet politikaları, Uygur dilinin kullanımını sınırlıyor, inanç özgürlüğüne ağır kısıtlamalar getiriyor ve Hanların devamlı olarak bölgeye gerçekleştirdikleri göç akımını teşvik ediyor.

Uygurların insan hakları on yıllardır ihlal edilmekle beraber son yıllarda bu ihlaller iyice yoğunlaşmış durumda. ABD’yi hedef alan 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Çin yetkilileri Uygurlara uyguladıkları baskının yoğunlaşmasını meşru göstermek için ‘‘terörle mücadele’’ söylemini kullanıyorlar. 11 Eylül saldırılarından beri yetkililer Uygurlara ilişkin hoşnutsuzluklarını uluslararası terörizm çerçevesinde ifade ediyor ve devlet tarafından tasdik edilmemiş Uygur kültürel kimliğinin ifade edilmesini sık sık ‘‘ayrılıkçı’’ davranış olarak yorumluyorlar.

2014 Mayıs ayında, SUÖB’de bir yıllık ‘‘Sert Darbe Vurma’’ kampanyası yürütüldü ve yetkililer hızlı tutuklamalar, süratle görülen davalar ve toplu cezalandırmalara öncelik verdiler. Hükümet, davaları yürüten yetkililerden ve mahkemelerden hükümetle daha fazla ‘‘işbirliği’’ yapmalarını istedi ve böylece suçlanan kişilerin adil yargılanmadıklarına ilişkin endişeleri artırdı. ‘‘Ağır vur’’ kampanyası sonraki yıllarda uzatıldı ve yetkililer polis ile kamu güvenliği temin eden güçlere ayırdıkları harcamaları inanılmaz ölçüde artırdılar. Bu koşullar altında sayısız Uygur ülkeden kaçma kararı alıyor. Çin yetkilileri ise bu duruma, gidenleri dönmeye zorlamak için giden kişilerin yakınlarını taciz ederek ve diğer ülkelerdeki Uygur aktivistlerin siyasi ve insan hakları çalışmalarını sınırlama girişimlerini artırmak yönünde cevap veriyor. Bu durum, sığınmacı ve mülteciler de dahil olmak üzere yurtdışındaki Uygurların Çin’e zorla geri gönderilmeye dair endişelerini artırıyor. Son yıllarda çok sayıda Uygur sığınmacı Güneydoğu veya Orta Asya’dan Çin’e zorla geri gönderildi.

Örneğin, 2009 Aralık ayında Kamboçya yetkilileri 20 etnik Uygur sığınmacıyı zorla geri gönderdi. Kapalı duruşmalar sonucu bu 20 kişiden 5’inin müebbet hapis cezasına, 8’inin ise 16 ile 20 yıl arasında hapis cezalarına mahkum edildiği rapor edildi. 2012 Aralık ayında Malezya sığınmacılık talepleri Birleşmiş Milletler Yüksek Mülteci Komisyonu (UNHCR)’da bekleyen 6 Uyguru zorla geri gönderdi. Gönderilen kişiler hakkındaki bilgileri teyit etmek zor. Temmuz 2015’te Tayland Çin’den gelen diplomatik baskı sonucu 109 Uygur’u Çin’e sınırdışı etti.

Mısır, Birleşmiş Milletler Mültecilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’nin tarafı konumunda ve kişileri ırkı, dini, milliyeti, belli bir toplumsal gruba veya siyasi görüşe mensubiyeti nedeniyle hayatı veya özgürlüğü tehdit altında olan topraklara sınır dışı etmemek ve geri göndermemekle yükümlüdürler.

Kaynak : http://acileylem.org.tr/eylem/uygur-oegrenciler-cine-zorla-geri-goenderilme-tehlikesi-altinda

Uyghurnet sitesinden alıntılanmıştır.