“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” (TCE):

Nesillerin ahlakını bozup eşcinsellik ve kimlik bunalımına itecek toplumda kadın erkek algısını yerle bir edecek sapkın bir fitnedir. Bu fitneyi ancak fıtratı bozulmuş, insanlıktan çıkmış ahlaksız, dinsiz kesimler destekler ve savunur. Gerçekten de ne kadar oryantalist, ateist, ahlaksız ve kâfir varsa bu projeyi destekleyerek savunmaktadır. Aşılanmak istenen TCE sapkınlığını toplumun tamamına yayabilmek için her türlü algı operasyonu medya ve eğitim sistemi kullanılmaktadır. Bu proje ile nesiller Lut kavmine benzetilmeye çalışılmaktadır.

Gençlerin zihinlerini bulandıran kadın ve erkek algısını yerle bir eden bu sapkın ifsat projesi insanların tepkisini çektiği zaman sapkınlığı kamufle edebilmek için “Cinsiyetsiz Toplum” veya “Kadın Erkek Eşitliği” gibi sinsi isimler adıyla da ifsat çalışmalarını sürdürmektedir. Kadın-Erkek eşitliği kılıfı altında 2015’te BM tarafından icat edilen TCE zırvası, eşcinselliğin kamufle edilmiş hali olarak özellikle çocukların ve gençlerin beyinlerini yıkama aracı olarak kullanılmaktadır. Bu sapkın ifsat projesi ABD, AB, NATO ve bunların uzantısı yerli müsteşrikler ve münafıklar tarafından desteklenmektedir. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” veya “Cinsiyet Eşitliği Atölyeleri” olarak da adlandırılan TCE fitnesini toplumun tamamına yayabilmek için her türlü destek ve çalışma yapılmaktadır. Bu fitnenin bir başka ayağı ise İstanbul sözleşmesidir. Bu sözleşmenin uygulandığı ülkelerde ailede huzursuzluk, boşanma ve kadın cinayetleri hızla yükselişe geçti. Çünkü bu sözleşme kadın hakları, eşitlik ve özgürlük maskesi altında toplumda ahlaksızlığı artırmak, kadın ve aileyi yıkmak için hazırlanmış şeytani bir sözleşmedir. Bu ifsad edici insan şeytanlar hakkında şöyle buyurulmaktadır.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“İnananlar arasında fuhşiyatın yayılmasını isteyenlere hem bu dünyada hem de ahirette can yakıcı bir azap vardır! Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Nur Suresi: 19)

İnsanın neye ihtiyacı olduğu, nasıl mutlu olacağı, nasıl terbiye edileceği ve nasıl yönetileceğini en iyi bilen âlemlerin Rabbi olan Allah’tır. İslam’ın dışındaki bütün din, felsefe, kanun, düzen, yaşam tarzı… Vs. ne varsa hepsi batıldır, ifsad eder, zulüm eder ve cehenneme götürür. Tüm bu batılları reddedip ayaklarımızın altına alarak âlemlerin Rabbine teslim olmalıyız.
İşte bu sebeptendir ki İzzet ve kurtuluş sadece İslam şeriatındadır.