Tesettür Allah’ın Kadınlara Bir Emridir.

Bu konuda kitapta ve sünnette hüküm açıktır. İslam’da var olan tesettür emrini inkâr edenler küfre düşmüş olacakları aşikârdır. Tesettürü sulandırıp ifsat edenler ise büyük bir azapla ve lanetle karşılaşacaklarını Allah Resulü haber vermektedir. Bu sebeple Müslüman bacılarımızı güzelce örtünmeye, tesettüre bürünmeye, tepeden tırnağa güzelce kapanmaya çağırıyoruz.

Allah kadını edep ve hayâ duygularıyla donatan, bu yüce duyguları kadının fıtratına yerleştirerek kadını güzel bir şekilde yaratmıştır. Yüce Allah kadının örtünmesini istiyor! Çünkü kadının en büyük hazinesi edep ve hayâsıdır. Allah bu kıymetli hazinenin korunmasını istiyor.

Allah’ın istediği öyle bir tesettür ki; Başörtülerini saçları, kulakları, boynu, gerdanlığı ve göğsü örtecek biçimde omuzlarınızın üzerine salıverilip ve Vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde örtünmedir.

Allah kadını kadın olarak, erkeği erkek olarak yaratarak her birini gereken özelliklerle donatıp yetki ve sorumluluklarını da farklı kılmıştır. Sadece kadınlara değil erkeklere de kadından biraz farklıda olsa örtünmeyi emretmiştir.

Allah kadın erkek inanan bütün Müslümanlardan tesettür konusunda olduğu gibi bakışlarında da haram şeylerden sakınıp dikkat etmelerini istiyor. Bakılması uygun olmayan haram şeylere bakılmasında sakındırıyor.

Özellikle kadınların; Her türlü ahlâksızlıktan, çirkin davranıştan uzak durarak, iffet ve namuslarını korumalarını. Toplum içine çıkarlarken, tesettüre riayet ederek Kadınsı câzibe ve güzelliklerini mahrem olmayan kimselere göstermemelerini emrediyor.

Giyim kuşama dikkat ettikleri gibi tesettür kadar önem arz eden söz ve davranışlarında da mümin bir hanıma yaraşan ağırbaşlı ve edepli olmaları istenmektedir. Kadınların tesettür konusunda uymaları gereken sınırlar nelerdir ayeti kerimeden istimdat ederek bunlara değinirsek;

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Mü’min kadınlara da söyle:
Kadınlar her türlü kadınsı güzelliklerini ve süslerini ancak kocalarına gösterebilirler.
Saçları, kolları, ayak bilekleri… Gibi ikinci dereceden süslerini ise,
Babalarına, dedelerine, amcalarına, dayılarına, damatlarına,
Kocalarının babalarına ve dedelerine,
Öz oğullarına, torunlarına ve kocalarının başka bir kadından olan oğullarına,
Öz veya üvey kardeşlerine,
Öz veya üvey yeğenlerine,
Ayrıca, süt emzirme sebebiyle mahrem olan sütkardeşi, sütbabası, sütoğlu, sütyeğeni, sütamcası, sütdayısı gibi akrabalarına,
Temiz ve güvenilir kadın arkadaşlarına,
Sahip oldukları köle ve cariyelere,
Kadınlara ilgi duymayacak derecede yaşlanmış olan erkek hizmetçilere,
Ve kadınların mahrem yerlerinin henüz farkında olmayan erkek çocuklara gösterebilirler.
Bir de, gizledikleri güzelliklerini belli edecek şekilde ayaklarını yere vurarak kırıta kırıta yürümesin, tahrik edici davranışlarda bulunmasınlar.

İşte bu kurallara uyduğunuz takdirde, temiz ve huzurlu bir toplum oluşturabilirsiniz. Fakat ne kadar titiz davransanız da, ufak tefek kusurlarınız, hatalarınız olacaktır. Bunun için:

“Ey inananlar, hepiniz kötülüklerden, günahlardan tövbe edip topluca Allah’a yönelin ki, dünyada ve ahirette kurtuluşa erebilesiniz.” (Nur Suresi: 31)

Allah, mümin hanımların toplum içine çıkacakları vakit, başörtülerini takarak ve vücut hatlarını tamamen kapatan tesettüre uygun elbiselerle örtünmelerini emrediyor. Tesettür sadece bir elbiseyi giymek değildir Gerek giyim kuşamlarında, gerek söz ve davranışlarında mümin bir hanıma yaraşan ağırbaşlı ve edepli bir tavır göstermelerini de emrediyor. Bu, onların saygıdeğer ve iffetli bir kadın olarak tanınmaları ve böylece, ahlâksız insanlar tarafından sözlü veya fiili tacize uğrayıp incitilmemelerini sağladığı gibi Allah’ın farz kıldığı bir görevi yaparak Allah’ın rızasını da kazanmış olurlar.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
‘’Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların tanınmaması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.’’ (Ahzab Suresi: 59)

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ise şöyle buyurmuştur:
Aişe radıyallahu anhâ ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır:
“Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin onlar; “Başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar…” (Nur Suresi: 31) ayeti inince, etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar.”
Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: ‘‘Biz Aişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Aişe radıyallahu anha dedi ki:
“Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah’a yemin olsun ki, Allah’ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nur süresinde “Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar…” ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah’ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı.” (Buhari, İbn Kesir, M. Ali, es-Sâbûnî)

Aişe radıyallahu anh‘dan rivayete göre:
Bir gün Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma ince bir elbise ile Allah Resulünün huzuruna girmişti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu:
“Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.” (Ebu Davud).

“Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez” (İbn Mâce, Tirmizî, Ahmed b. Hanbel)

Aişe radıyallahu anhâ’nın yanına, Şamlı kadınlardan bir grup gelmişti.
Aişe radıyallahu anha:
“–Sizler herhâlde, hanımları hamamlara giren (orada tesettüre dikkat etmeyen) bölgedensiniz!” dedi.
Kadınlar;
“‒Evet!” diye cevap verdiler.
Aişe radıyallahu anha:
“Ama ben, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in; “Elbisesini evinin hâricinde bir yerde çıkaran (yani tesettüre dikkat etmeyen) her kadın mutlaka Allah ile kendi arasındaki perdeyi yırtmış olur.” buyurduğunu işittim.” dedi. (Ebu Davud, Tirmizi)

Tesettür süs ve moda olmadığı gibi, tesettürde tayt yoktur, dar pantolon yoktur, darlık yoktur, şeffaflık yoktur, topuklu ayakkabı yoktur, rengârenk lik yoktur, parfüm yoktur, makyaj yoktur. Tesettürü süs ve moda ile yaşamak isteyenler; Cennet’e girmek isteyen ancak şeytana kul, köle olan zavallılardır!
İslam’a uymayan örtünme şekillerinin hiç biri tesettür değildir. Bu sebepten örtülü her bayana, tesettürlü diyemeyiz.
Öyleyse; Tesettürün ruhunu, şartlarını anlamamış ve tesettürü ifsat eden ve lanete uğramış giyinik çıplaklar gibi olmayın.

Müsennif VELİOĞLU