Tarih:Uygur Türkleri, Yen Devleti, Tang Hanedanlığı İlişkileri.

TÜRK TARİHİNDE AN LU-SHAN VE DESTANI
Çinlilerin gizlemeye çalıştığı hakkında tam olarak bilgi vermediği ve yine Çinli ve Moğol işsizlerin sahiplenmeye çalıştığı Türk ve Soğd melezi bir Türk Komutanı.

AN LU-SHAN
Son derece zeki olan bu Türk liderinin, 742 senesinde Çin imparatoruyla tanışması onun önünü açtı ve imparatorun güvenini kazanarak; Çin’de iyi bir mevki edindi. Para ve sefahata düşkün Çinli memurları çok iyi kullanıyor, onlara verdiği rüşvetler sayesinde sürekli yükseliyordu. Kendine ait bir idari bölgeye de sahip olan An Lu-shan, imparatorun sarayına istediği zaman girip-çıkıyor; kraliçe ve prenseslerle çok yakın ilişkilerde bulunabiliyordu. Hatta imparatoriçenin ona aşık olduğu yolunda dedi-kodular da çıkmıştı. An Lu-shan’ı çekemeyen Çinli vezirler ve komutanlar ileride başlarına bela olacağını işaret ettilerse de, bunun pek işe yaramadığını görmekteyiz. Herhalde, Çin hükümetiyle vakti geldiğinde münasebetlerini koparmayı planlayan An Lu-shan birtakım hazırlıklarda bulunuyordu. Arasında yabancıların da yer aldığı, ama temelini Türklerin oluşturduğu ve Çin başkentine çok yakın bir mevkide, sayısı 150 200 bine varan kuvvetli bir ordu topladı. Nihayet 755’te, o dönemdeki Çin baş-vezirini sevmediğini ileri sürerek isyan bayrağını açtı. Çinliler belki onu hafife aldılar ve taktiksel bir hata olarak, bu ayaklanmaya karşılık, An Lu-shan’ın çocuklarından birini öldürdüler. Fakat iki büyük Çin ordusu An Lu-shan’ın adamları tarafından yenildi.
An lu-shan Çini ele gecirdi bugünkü pekin şehri civarında Büyük Yen Devletini Kurmuştur. Çin imparatoru yerini oğluna bırakarak, kaçmak zorunda kaldı. Yine tarihi vesikaların haberlerine göre; imparatorla beraber firar eden askerler başlarına gelen bütün bu felaketlerin sorumlusu olarak gördükleri imparatoriçeyi yolda boğarak öldürdüler. Türkler karşısındaki bu büyük hezimet üzerine Çinliler, başka bir Türk idaresinden, Ötüken Uygur Kaganlığından yardım talebinde bulundular. Ne yazık ki Uygur hakanı bu isteğe olumlu cevap verdi. Kuzeyden gelen dinamik ordu ve mukaddes kagana karşı, An Lu-shan’ın yanındakilerin bir bölümü savaşmak istemeyince, Çin’deki Türkler de ona cephe almaya başladı. Bu sırada Çin’e giden ordunun önünde Uygur kaganı bulunuyordu ve o ilk önce An Lu- shan’ın en güvendiği müttefiki olan Tongra Türklerini sindirdi. Daha sonra bu mükemmel askeri kıtanın komutanlığını Börü Kun (Moyun Çor) Kagan’ın oğlu Ulug Bilge Yabgu üstlendi. Türk-Uygur ordusu Çin ülkesine büyük bir ihtişamla girmişti. Onları karşılayan Çinli yetkililer kurt başlı sancağın önünde eğilip, onu selamlıyorlar ve öpüyorlardı

Sadece sekiz yıl yaşayan BÜYÜK YEN DEVLETİ döneminde, Çin başkentlerini ve neredeyse kuzeydoğudaki bütün topraklarını kaybetmiştir. Bu durum Çin’in sadece toprak kaybına uğramasına değil, o güne kadar uygulanan tüm yönetim ve idari şekillerinin artık yetersiz olduğunu anlamasına sebep olmuştur. Bu isyan olağanüstü bir yükselişle zirveye çıkmış olan T’ang Hanedanlığı’nın artık rehavetten uyanmasının bile çok geç olduğunu fark etmesine sebep olmuştur. İsyandan önce 56 milyon olan Çin nüfusu 8 yıl sonra 17 milyona kadar düşmüştür. Özetle 137 yıl süren yükseliş dönemi bu isyanla kesilmiş ve isyan bittiğinde ise T’ang Hanedanlığı bir buçuk asır sürecek olan yavaş ama kesin bir yıkılış dönemine girmiştir.