‘Sizden Kim Onları Veli Edinirse İşte Onlar Zalimlerin Ta Kendileridir’ -Tam Metin-

El Kaide’nin doğu Afrika kolu El Şebab Hareketi’nin Kenya Lideri Şeyh Mücahit Ahmed İman Ali ‘Sizden Kim Onları Veli Edinirse İşte Onlar Zalimlerin Ta Kendileridir’ başlıklı bir video konuşması yayınladı.

Kuran’daki “Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez” (Maide 51) ayetiyle başlayan video Şeyh Ahmed İman Ali’nin konuşmasıyla devam etti.

El Şebab Lideri şunları söyledi:

“Bismillahirrahmanirrahim. Allah’a hamd olsun. Kerim olan Resule, ashabına, ailesine ve kıyamet gününe kadar onlara güzellikle tabi olanlara da selatu selam olsun.

Bunun ardından,

Sevgili kardeşlerim, bugün burada kendimize Allah’ı ve dinini hatırlatmak için toplandık ve özelde de konuşulması bizim için çok önemli olan bir konuyu zikretmek için buradayız; bu konu sıratı müstakime sahih menhec üzere bağlı kalma konusudur.

Bu çok büyük bir mesele ve bunun ihmali nedeniyle bazı ‘kardeşler’ (bu gerçekten) habersiz iken küfre düştüler. Bu nedenle, bu, onlara (önemsemeleri gereken) bir mesajdır ki böylece bu dünyada ve ahirette kurtuluşa erişsinler.

Bu sohbetimiz, ‘Müslüman’ olduğunu iddia eden fakat isteyerek ya da istemeyerek küffar saflarında yer alıp Müslümanlara karşı savaşan kişilere yöneliktir. Kendileri sadece sıradan Müslüman olmayan aksine Allah’ın Şeriatını yeryüzünde ikame etmeyi amaçlayan Müslümanlara karşı savaşıyorlar. Orduda, polis güçlerinde veya istihbarat birimlerinde olan Müslüman olduğunu iddia edenlere küffarın saflarını terk etmelerini tavsiye ediyoruz. Bu nasihatin ardından onlar için geriye kalan tek alternatifimiz El Adde saldırısına benzer şekilde onları ıstıraba boğmaktır. Bu nasihate uymayı reddederlerse o zaman onları da kafirleri öldürdüğümüz gibi hiç ayırt etmeden öldürürüz. Kuran’dan lafzı birbirine benzeyen üç ayet zikredeceğim. Bu ayetleri dikkatli dinleyin ve onlar da bu ayetleri dinlesinler ve tefsirini tedebbür etsinler ki manasını anlasınlar.

İliki, Mümtehine suresinin başında geçen ayet; Allah buyurur ki:

“Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin.” (Mümtehine 1)

Bu ayette Allah Subhanehu ve Teala Onun düşmanlarını ve bizim düşmanlarımızı yardımcı ve müttefik edinmememiz gerektiğini zikrediyor. Bu ilk grup Hindu, Sih, Yahudi veya Hristiyan olduğuna bakılmaksızın Allah’ın ve bizim düşmanlarımızdan oluşuyor. Bunların hepsi ‘Allah’ın düşmanları ve bizim düşmanlarımız’ kategorisinde yer alır.

Allah Subhanehu ve Teala bize buyurur ki: “Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkar etmişlerdir.” (Mümtehine 1)

Bu, onların Allah’tan gelen vahyi inkar ettikleri manasına gelir. Bu da onların Allah’ın düşmanı ve bizim düşmanımız oluş nedenleridir. Bu ayet tüm düşmanları genelleştirir ve bu nedenle dindar olduğunu iddia etse, kelime-i şehadet getirse de Allah’ın herhangi bir düşmanını da içine alır. Örneğin biz saflarımızda casuslar yakalıyoruz ve şüphesiz ki onların (saflarımızda olmalarına rağmen) bizim düşmanlarımız ve Allah’ın düşmanları olması gibi.

Bu nedenle, bir kişinin Müslüman olma unvanına sahip olması mesele değil, biz ona ondan sadır olan amellerle hükmederiz. Eğer ondan münafıklık zahir olursa ve Müslümanlar aleyhine casusluk yaparsa o zaman onu öldürmeden önce iki kere düşünecek değiliz.

Biz nasıl ki Allah yolunda öldürülmeyi seviyorsak aynı şekilde Allah yolunda öldürmeyi de seviyoruz; bunu söylemekten de utanmıyoruz. Küffar sık sık Mücahitlerin ölmeyi sevdiğini söylüyor. Evet bu doğru, biz Allah yolunda ölmeyi seviyoruz ve bizim için bu utanılacak bir şey değil.

Birisinin şehadeti elde ederek ölmesi bizim için bir izzettir, çünkü bu kişi dünyayı Allahı razı ederek terk etmiştir. Bu yüzden ilk ayette Allah kendi düşmanlarını ve bizim düşmanlarımızı zikretti. İkinci ayette ise Allah buyurur ki:

“Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin.” (Maide 51)

Allah, bu ayette kaç topluluk zikretmiştir? İki grup zikretti; Yahudiler ve Hristiyanlar. Daha sonra Allah buyurur ki: “Onlar birbirlerinin dostudurlar.” (Maide 51)

Yani, Yahudiler ve Hristiyanlar birleşip Müslümanlara karşı savaş açmaya gelen birbirlerinin dostu ve destekçisidir. Örneğin, Raila, (Kenya’nın) başbakan(ı) iken nereye koşuyordu? Yahudilerden finansman alıp Somali’yi işgal edebilmek için İsrail’e koştu. Binaenaleyh, Allah Subhanehu ve Teala’nın sözü haktır. Bu ayette Allahı iki topluluğu ismiyle belirtiyor; Yahudiler ve Hristiyanlar.

Müslümanlara karşı savaşmak için küffar saflarına katılan bir Müslüman, Allah’ın Kuran’da yasakladığı bir cürmü işlemiştir. Allah buyurur ki:

“Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.” (Maide 51)

Ayet açıkça belirtir ki bunlar, onlarla aynı hükmü alırlar. Tıpkı onların kafir olduğu gibi, bunlar da kafir olurlar. İslam’da küffar ordusunda bulunan Müslüman asker diye bir şey yoktur. Bunu bilmeyenler şimdi öğrensinler. Ordu, polis güçleri ve istihbarat saflarına katılan bir Müslüman otomatik olarak ve şüphesiz bir kafir olur.

Bilmeyenler için bir kez daha tekrar ediyorum, öğrensin. Bu ayet bu nedenle Yahudi ve Hristiyanları zikretmiştir. Belki birisi imanının zayıflığı ve heva ve hevesine uyması nedeniyle Allah’ın sadece Yahudileri, Hristiyanları ve ‘düşmanları’ zikrettiğini iddia edebilir. (Bu iddia ile) ailesini ve akrabalarını bu yasağın dışında tutmak ister (çünkü onlar önceki ayetlerde zikredilmemiştir.)

Allah, aynı zamanda bize yakın akrabalardan söz ettiği bir ayeti zikreder ki ayet önceki ayetle aynı şekilde başlar.

“Ey iman edenler, eğer imana karşı inkarı sevip tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin.” (Tevbe 23)

Bu nedenle eğer aile fertleri demokrasi küfrünü ve küfür ordusuna, polis kuvvetlerine ve parlamentolarına katılmayı tercih ederse, o zaman kendinizi onlardan soyutlayın. Ardından Allah buyurur ki:

“Sizden kim onları veli edinirse, işte bunlar zulmeden kimselerdir.” (Tevbe 23)

Bu ayet tıpkı Allah’ın Yahudi ve Hristiyanları veli edinenlerin zalim olduğunu bildirdiği önceki ayete benziyor. ve bu ayetteki zulümden kasıt şirktir. Kafirlerin saflarına katılanlar müşrik olurlar. Zikrettiğimiz üç ayetin özü birbirinin aynısıdır. Allah buyurur ki:

(Ey iman edenler! Edinmeyin…)

(Benim düşmanlarımı ve sizin düşmanlarınızı) (Yahudileri ve Hristiyanları) (babalarınız ve kardeşlerinizi).

Binaenaleyh, bu, daha önce bilmeyenlere bir nasihattir. Sizi kafirlerin saflarını terk etmeye yönlendiriyoruz. Halihazırda bilenlere gelince, uyarılmış olun ki peşiniz sıra geliyoruz.”

Daha sonra El Kaide lideri Dr. Eymen Ez Zevahiri’nin kısa bir konuşmasına yer verilen video çalışmasında Dr. Zevahiri’nin şunları söylediği görüldü:

“Mücahitlerin size tevbe fırsatı sunduklarında samimi olduğunu bilin. Onlar sizi uyardıklarında da doğru söylüyorlar. Bu itibarla sizin için Ebu Bekir Es Sıddık’ın radiyallahuanh irtidat ehliyle muamelesi yönteminden başka seçenek kalmıyor; ya sizi o diyardan çıkaran bir savaş yahut da zillet içinde teslim.”

Asya’nın Sesi sitesinden alıntılanmıştır. Sorumluluk kaynağa aittir.