Peygamberi Devreden Çıkarmak

Yahudileşmiş boynu tasmalı din adamlarının en belirgin özelliği, Peygamberi devre dışı bırakmalarıdır. Peygamber devre dışı bırakılınca Kutsal kitabı kendi hevâ ve hevesleri doğrultusunda istedikleri gibi yorumlarlar. Peygambere vermedikleri yetki ve söz hakkını pervasızca kullanırlar. İşlerine gelen her türlü haberi delil getirmekten çekinmezler, ancak haber sahih de olsa, peygamberden de gelse işlerine gelmiyorsa her türlü dalkavukluk, tahrifat, kelime cambazlığı yapmaktan çekinmezler.

İş öyle bir noktaya geldi ki bırakın sünneti, peygamberi bu belam saptırıcı sahtekârlar Kuran’daki açık ayetleri bile tahrif edecek kadar haddi aştılar. Bir kısım odaklara yaranmak ve az bir dünyalık menfaat için kitapta olmadığı halde bâtıl teviller yaparak, ayetleri tahrif ederek ilâhî hükümleri çarpıttılar ve değiştirdiler. O uydurdukları sözler Allah katından olmadığı hâlde, “Bunlar Allah katındandır!” diyerek Allah adına yalan söylemeye başladılar. Allah onları kahretsin!

Allah Teâlâ onlar hakkında şöyle buyurmaktadır.

“Onlardan bir kısmı da, söyledikleri Kitaptan olmadığı hâlde, siz onları Kitaba ait sanasınız diye Kitabı okurken, dillerini eğip bükerler. Allah katından olmadığı hâlde, “Bunlar Allah katındandır!” diyerek Allah adına bile bile yalan söylerler.” ( l-İ İmrân Suresi: 78)

Kur’an bize yeter diyerek Peygamberi/sünneti devre dışı bırakanlar gerçekte Kur’an’ı inkâr ettiklerinin farkında değiller. Onlar gerçekten Kur’an’a inanmış olsalardı Sünnete ittiba ederlerdi!

Müsennif VELİOĞLU