Onların Hevalarına Uyma

Onlar herhangi bir konuda Allah’ın kitabına ve elçisinin sünnetine çağırıldıkları zaman bir kısmı derhal yüz çevirir. Çünkü Kur’an ve sünnet onların istediği hayat tarzını ve istedikleri gibi yaşamalarına engel olacağını çok iyi biliyorlar.
Onlar gerçek müminler gibi “İşittik ve itaat ettik.” demeleri gerekirken dine uymak yerine, dini kendi heva ve heveslerine uydurmaya çalışırlar.
Onlar hüküm kendi lehlerine olunca da onu kabul etmekten de çekinmezler.
Onlar menfaatleri neyi gerektiriyorsa o renge giren bukalemun tiplerdir. Toplumda bir gündem olduğu zaman Müslüman bildiğimiz bu tipler gayri İslami kesimi razı etmek ve yaranmak için her türlü yalanı, dalkavukluğu ve tahrifatı yapmaktan çekinmezler. Onlar için bu konuda Allah ve resulü ne demiş, hüküm nedir hiçbir önemi yoktur.
Onlar Yahudi’yi, Hristiyan’ı, Ateist’i, Feminist’i, Kemalist’i, İleri Demokrat’ı… Memnun etmek için İslam’ın hükümlerini tahrif etmekten ve gizlemekten çekinmezler. Onlar, ahiretlerini satan bedbaht münafık ve mürtetlerdir.

Onlar makam ve menfaat için her türlü yalanı, hokkabazlığı ve tahrifatı yapmaktan çekinmezler. Beşerin uydurduğu yasaları referans alırlar. Allah’ın dinini ise heva ve heveslerine uydururlar.

Onlar aşağılık kompleksine sahip ikiyüzlü, yalancı, din simsarı ve sahtekâr tiplerdir. Bu münafıklara dikkat et ve onlardan uzak dur.
Allah Teâlâ onlar hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Onların arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet, sakın onların heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni saptırmamaları için onlara karşı son derece dikkatli ol!” diye. Eğer yüz çevirecek olurlarsa bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyordur. İnsanların çoğu yoldan çıkmaya eğilimlidir.” (Maide Suresi: 49)

“De ki “Bakın, sizin Allah’tan başka yalvardığınıza benim kulluk etmem, bana kesinlikle yasaklanmıştır.” De ki “Ben, sizin heveslerinize uyacak değilim; aksi takdirde doğru yolu bırakıp sapıklığa düşmüş olurum.” (En’am Suresi: 56)

“Eğer dileseydik elbette onu ayetlerimiz sayesinde yüceltebilirdik, ne var ki o; tutkularının peşine takılarak dünyaya saplanıp kaldı! Onun durumu tıpkı bir köpeğin hâline benzer, üzerine gitsen de dilini çıkarıp hırlar, bıraksan da! İşte, ayetlerimizi yalanlayan kimselerin durumu böyledir. Bunu anlat, belki düşünürler.” (Araf Suresi: 176)

“Eğer hak onların arzu ve heveslerine uymuş olsaydı bütün gökler, yeryüzü ve içindekiler bozulur giderdi! Hayır! Biz onlara uyarı ve ibretler gönderdik. Fakat onlar kendilerine yücelik kazandıracak uyarıcıdan yüz çeviriyorlar.” (Mü’minun Suresi: 71)

“Eğer çağrına bir cevap veremezlerse o zaman bil ki onlar yalnızca heveslerinin peşindedirler. Allah katından yol göstericiye dayanmaksızın, heveslerinin peşinde koşan kişiden daha sapkın kim olabilir? Hiç kuşkusuz Allah, zalim insanları doğru yola iletmez!” (Kasas Suresi: 50)

“İşte bunun içindir ki sen dâvet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Dikkat et, o inkârcılar seni Kur’an’dan saptırmaya çalışacaklar; sakın onların arzu ve heveslerine uyma! De ki “Ben Allah’ın gönderdiği bütün kitaplara iman ediyorum! Aranızda adâleti gerçekleştirmekle emrolundum! Allah hem bizim, hem de sizin Rabbinizdir! Bizim davranışlarımızı bize, sizinkiler de size aittir. Sizinle bizim aramızda tartışacak hiçbir şey yoktur. Allah hepimizi toplayacaktır. Dönüş O’nadır.” (Şura Suresi: 15)

“Sonra seni de bu dinde bir şeriat ile görevlendirdik o hâlde ona uy, cahillerin arzu ve heveslerine uyma!” (Casiye Suresi: 18)

“Kendi arzu ve heveslerini tanrı edinen ve Allah’ın da sapıklığı hak ettiğini bildiği için kulağını ve kalbini mühürleyip gözlerinin üzerine perde çekerek hidayetten mahrum bıraktığını bir düşünsene! Allah’tan sonra artık kim onu doğru yola iletebilir? Öyleyse düşünüp öğüt almayacak mısınız?” (Casiye Suresi: 23)

Allah’ın kendilerine iman ile izzet verdiği gerçek Müminleri tanımak, onların vasıfları ile donanmak ve o sadık Müslümanlarla beraber olmak istemez misin?

O halde onları iyi tanı!

Müsennif VELİOĞLU