NSU Davası Ve Karanlıkta Kalanlar

Almanya yakın tarihinin en önemli davası olarak nitelendirilen NSU davasında sona gelinirken aşırı sağcı terör örgütü kurbanlarının aileleri pek çok konunun aydınlatılmamış olması nedeniyle hayal kırıklığı yaşıyor.

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren, ancak bağlantıları bugüne kadar aydınlatılamayan aşırı sağcı terör hücresi Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davasında sona yaklaşılıyor.

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde, 6 Mayıs 2013 yılından bu yana süren davada, tanıkların dinlenmesinin sona ermesi ve Federal Başsavcılığın esas hakkında mütalaasını vermeye başlamasıyla kritik bir aşamaya gelindi.

Herkesin merak ettiği sorular, NSU davasının bir numaralı sanığı Beate Zschäpe’nin yapacağı son savunmada itiraflarda bulunup bulunmayacağı ve mahkemenin sanıklara vereceği cezalar.

Federal Başsavcı Herbert Diemer, mütalaasında Zschäpe ile suç ortakları Mundlos ve Böhnhardt’ın kurbanlarını yabancı kökenli oldukları için katlettiğini söylerken, “Cinayetlerin nedeni aşırı sağcı ideoloji” görüşünü kaydetti.

Başsavcı Anette Gregen ise 42 yaşındaki Zschäpe’nin özgür iradesi ile ve bilinçli bir şekilde NSU’nun diğer üyeleriyle birlikte yer altına çekildiğini, “terör yolunu” seçtiğini, işledikleri cinayet ve saldırıları da “ideolojik amaca hizmet eden saldırılar” olarak gördüğünün altını çizdi.

Başsavcılık, NSU’ya yardım ve yataklık ile suçlanan diğer dört sanık hakkında mütalaasını, Almanya’da adli tatilin sona ermesinin ardından , 31 Ağustos’tan itibaren sunmaya devam edecek.

Ardından müdahil avukatların söz alması ve son olarak da savunma tarafının dinlenmesi ile mahkemede karar aşamasına gelinecek.

Federal Meclis ve eyalet meclislerindeki NSU araştırma komisyonlarının ortak şüphesi NSU terör hücresinin, çok daha geniş bir aşırı sağcı ağ tarafından desteklendiği yönünde.

Ayrıca bu çalışmalar sonucunda, seri cinayetlerini gerçekleştiren NSU üçlüsünün etrafının yıllarca, en az 40 muhbirle çevrili olduğu ortaya çıktı.

Yine bazı tanıkların şüpheli ölümleri, emniyet ve istihbarat görevlilerinin ‘hatırlamıyorum’ diyerek soruları yanıtsız bırakmaları ve iç istihbarat kuruluşunda imha edilen sayısız dosya birçok soru işaretine yol açmıştı.

Başsavcılığın 488 sayfalık iddianamesiyle başlayan NSU davasında bugüne kadar 379 duruşma tamamlandı, 815 tanık, 42 bilirkişi dinlendi. 4 yılı aşan dava süresinde soruşturma belgeleri 280 bin sayfaya, 600 dosyaya ulaştı. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde devam eden davanın bugüne kadar olan maliyeti ise 56 milyon euroyu aştı.

Avukat Yıldız ise ailelerin bu zorlu dava sürecinde büyük hayal kırıklığı yaşadıklarını söylüyor. Yıldız, “Başbakan Angela Merkel tüm cinayetlerin tereddütsüz aydınlatılacağı sözünü vermişti ama bu sözü tutmadı” şeklinde konuştu.

Avukat Aziz Sarıyar da Federal Hükümet’e ve Merkel’e, verilen sözün hatırlatılması gerektiğini söylerken, “NSU konusunda adalet tek bir kişinin cezaya çarptırılmasıyla sağlanamayacak” dedi.

Eylül ayındaki seçimlerden sonra Merkel’in yeniden Başbakan olması halinde kendisiyle görüşerek sözünü hatırlatmak istediklerini söyleyen Sarıyar, “Bu konunun gündemde tutulması, örtbas edilmemesi gerekiyor” diye konuştu.

Asya’nın Sesi sitesinden alıntılanmıştır. Sorumluluk kaynağa aittir.