Mutlusun; Ancak Başına Neler Gelecek Bilmiyorsun

Allah’ın helallerini haram, haramlarını da helal sayanların Müslümanlık iddiası içi boş ve yalan bir sözden ibarettir. Onların durumu; çölde yolunu kaybedip susuzluktan serap gören zavallılara benzer.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı o temiz ve hoş nimetleri haram kılmayın; sınırı da aşmayın! Allah, sınırı aşanları sevmez.” (Maide Suresi: 87)

“Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Rasulullah’ın haram kıldığını haram kabul etmeyen ve Hak dini din olarak benimsemeyen kimselerle, alçalmış bir hâlde, kendi elleriyle vergi verinceye kadar savaşın!” (Tevbe Suresi: 29)

Çok eşli evlilik konusunda Kur’an’dan ve Sahih Sünnet ’ten aktarılan bunca delilden sonra, izah edilen sebep ve hikmete rağmen hakkı kabul etmemekte ısrar edenler Allah’ın helal kıldığını helal ve haram kıldığını haram kabul etmeyenler. Allah’ın hükümlerine karşı gelerek küfre saptıklarının farkın damılar?

Özellikle evli bayanlar çok eşli evliliğe şiddetle karşı çıkarak belki kısa vadeli zafer kazandıklarını zannedebilirler ancak uzun vadede zarar içindedirler farkında değiller. Daha da önemlisi Yüce Allah’ın helal kıldığı bu meşru evliliği haram sayarak, kınayarak veya kerih görerek imanlarını ve dolayısıyla ahiretlerini tehlikeye attıklarının farkın damılar?

Her şeyden önce bu kadınlar da zaman gelecek dul kalacaklar, o zaman toplumda tabu haline gelen tek eşli evlilik sebebiyle evlenecek erkek bulmakta zorlanacaklar, belki de evlenemeyecekler. Yine bu hanımlar şunu asla unutmasınlar ki kendi kızları veya torunları belki de tek eşlilik tabusu yüzünden evlenemeyecekler. Bu kızların evlenememesi ve bu sebepten harama düşmelerinin günahına da ortak olacaklarını bilsinler. Çünkü tek eşli evlilik tabusunu fert ve toplum olarak bizler oluşturduk.

Allah’a yemin olsun ki! Evlenemediği için; Allah’a isyan eden, anne ve babasına küfreden, ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlar yaşayan kızlar ve dul kadınlar biliyoruz. Bundan daha kötüsü evlenemediği için gayrı meşru ilişkiler yaşayan veya kötü yollara düşüp namusunu, dinini, imanını kaybeden kadınların sorumluluğunu ve günahını herkesin düşünmesi gerekir.

Bir anne ve babanın, yaşı geçmesine rağmen bir türlü evlendiremediği kızından dolayı duyduğu sıkıntıyı, ıstırabı kimse anlayamaz. Toplumdaki bu acı gerçeği herkes çevresinde müşahede edebilir. Şimdi Allah’ın helal kıldığı çok eşli evliliğe direnen bu toplumun fertlerine özellikle de bayanlara şunu söylüyoruz; Allah’ın yarattığı fıtratı değiştiremezsiniz, Allah’ın helal kıldığını haram, haram kıldığını nasıl helal sayarsınız. Allah yeryüzünde kadın nüfusu erkek nüfustan daima fazla yaratmaktadır. Savaş gibi durumlarda ise bu dengesizlik daha da artmaktadır. Çağdaş putperestlerin mantığına göre bütün evlilikler tek eşlilik esası üzerine kurulursa arta kalan kadınların haklarını ve günahlarını sizler takdir edin.

Biz kızımızı ikinci eş olarak nasıl verelim, hem ne derler, kimse vermez diyenlere şunu hatırlatırız; Utanılacak şey ancak Allah’ın haram kıldığı şeylerdir. Bir kadının evlenemediği için harama düşmesinden veya şahsiyetsiz, isyankâr, fuhuş ehli, kâfir bir kişinin tek eşi olmasından ise adil, şahsiyetli, takva sahibi bir Müslümanın 2.3.4. hanımı olması daha temiz, daha güzel ve daha hayırlı değil midir? İnsan bunun hesabını iyi yapmalıdır. Şunu asla unutmayalım ki; Hayal âleminde değil imtihan dünyasında yaşıyoruz.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Ancak, eşleri ya da sahip oldukları savaş esiri cariyeler hariç; çünkü onlar, hanımlarıyla veya cariyeleriyle olan ilişkilerinden dolayı asla kınanmazlar.” (Mü’minun Suresi: 6)

O inkârcıların çok eşli evliliklere şiddetle karşı çıkmalarını anlayabiliriz. Onlar sözde tek kadınla evliliği savunurlar ancak sınırsız sayıda kadınla flört (Allah’ın lanetlediği zina) yaparlar. Hatta onların yasalarında ve anlayışlarında zinanın suç olması şöyle dursun flört (zina) onlar için çağdaşlık, ilericilik ve medeniyet alameti olarak kabul edilir. Onlar aslında aile mefhumunu yıkmaya çalışan ahlaksız haydutlardır.

Küfür ehli için helal, haram fark etmeyebilir. Ancak Müslüman olduğunu iddia edenlere soruyoruz. Nereye gidiyorsunuz? Kiminle neyi savunuyorsunuz? Hani Allah ve Resulüne iman etmiştiniz! Hani Kur an ve Sünnet sizin rehberinizdi! Kâfirlerle beraber Allah’ın helallerine savaş açarak batıl olan şeyleri ve haramları mı savunuyorsunuz? Yolunda gittiğini iddia ettiğiniz Peygamber’in çok eşli olduğunu bilmiyor musunuz? Sahabenin ekseri sinin çok eşli olduklarını bilmiyor musunuz?

Müslüman bir toplum, harama giden yolları kapayarak, helal yolları açması, kolaylaştırması gerekmez mi? Müslüman bir erkeğin evlenmek için eşinden izin almak gibi bir mecburiyeti yoktur. Müslüman hanımların evlenmek isteyen kocalarına söyleyecekleri sözleri ancak şu olabilir. “Allahtan kork ve adil olacaksan bu işe kalkış” demekten başka bir şey değildir.

İşte bu sebep ve hikmetlere binaen mümin bir erkeğe yakışan çok eşli evliliğin sorumluluğunu başaracağına ve adil olacağına inanıyorsa bu işe kalkışmalıdır. Mümin bir hanıma yakışan ise kocasına “Allah’tan kork ve adil alacaksan bu işe kalkış” demesidir. Hanımlar aynı zamanda sadece kendini değil bir yuvaya muhtaç olan o kadınların da hakkını düşünmelidir.
Öyleyse!

Müsennif VELİOĞLU