Libya’da Savaşa Rağmen İlginç Ekonomik İlişkiler ve Harekatta Son Durum

Libya hükümeti kendisine karşı savaşan Hafter askerlerinin maaşını ödüyor
Libya’da savaş içinde ilginç bir ticaret sürüyor. Hafter’in elindeki bölgelerden ihraç edilen petrolün geliri Trablus’taki hükümetin hesabına yatıyor. Hükümet parayla maaşları ödüyor. Maaş alanlar arasında Hafter saflarında yer alan memurlar da bulunuyor
İç savaş olan ülkelerde iç içe geçmiş ekonomik ilişkilerden dolayı taraflar kıyasıya çatışsa da belli alanlarda işbirliği yapmayı sürdürmek zorunda kalıyor.

Halen Türkiye’nin desteklediği ve Birleşmiş Milletler’in tanıdığı Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile isyancı general Hafter’in başında olduğu Tobruk hükümeti arasında savaşın sürdüğü Libya’da bunun en bariz örneği yaşanıyor.

Savaşan taraflar arasında ilan edilmemiş işbirliği

Libya’da daha önce milli ordu içerisinde olan ve sonradan Hafter’e katılıp onun saflarında mücadele eden asker ve memurların maaşlarının halen Trablus merkezli hükümet tarafından ödendiği iddia ediliyor.

Bu aslında biraz da mecburiyetten kaynaklanıyor. Petrol bölgelerinin çoğunu kontrol eden Hafter’in farklı ülkelere ihraç ettiği petrolün geliri, borçlu ülkeler tarafından Hafter’in değil, Trablus’taki meşru hükümetin hesaplarına gönderiliyor.

Meşru hükümet de gelirin devamını sağlamak için gelen bu paradan Hafter’in saffında olup olmasına bakmasızın bütün memurların ve askerlerin maaşını ödüyor.

“Devlet, kontrolü dışındaki yerlerde de maaş ödemelerini sürdürüyor”

Independent Türkçe’ye konuşan Libya uzmanı bağımsız araştırmacı Nebahat Tanrıverdi Yaşar da iddiaları doğruladı.

Yaşar, petrol gelirlerinden elde edilen gelirin Trablus’taki finans kuruluşlarına yatırıldığını belirterek, “Bu kurumlar hem bölgelere belli ödenekler ayırıyor hem de kontrolü dışında kalmış dahi olsa o bölgelerdeki devlet memurlarının maaşları ödenmeye devam ediyor” diye konuştu.

Peki bu süreç nasıl gelişti? Yaşar bunun tarihçesini şöyle anlattı:

Libya’da petrol gelirlerinden elde edilen gelir UMH kontrolundeki başkent Trablus’taki petrol bakanlığı ve merkez bankası gibi finans kurumlarına aktarılıyor.

Bu 2011 sonrası dönemde hiç degişmedi. Simdi de hala öyle.

Halihazırda devam eden savaşın da en önemli gerekçelerinden biri de petrolden gelen ekonomik gelirin hakimiyeti ve dağılımı konusu zaten.

2016 yılına kadar petrol tesisleri ülkedeki rakip hiziplerden ziyade tarafsız bir petrol birliği tarafından korunuyordu. İbrahim Judran komutasındaki bu birlik hem doğu hem de batı arasında denge politikası gütmeye çalışıyordu.

Esasen doğu aşiretleri ile yakın olsa da. 2016 sonrassında Hafter kademeli olarak petrol bölgeleri, tesisleri ve petrolün ihracatinin yapildigi ana limanların kontrolunü ele geçirmeye başladı.

En son da Fizan bolgesindeki tesisleri ele gecirdi ve ardından Trablus saldırısını baslattı. Bu süre zarfında petrol üretimi hiç durmamıştı.

Ancak Berlin Konferansı başladığında petrol üretimini durdurdular. Hala da devam ediyor.

Hafter’in askerlerine ödeme durabilir iddiası

Yaşar, buna karşın petrol üretiminin durması nedeniyle UMH hükümetinin artık Hafter saflarındaki asker ve memurların maaşlarını göndermeme kararı aldığına dair iddiaların da olduğunu söyledi.

Esad da yıllarca kontrolü altında olmayan bölgelerdeki maaşları ödedi

Aslında Libya’daki durum yeni değil. Esad yönetimi de Suriye’de kontrolü altında çıkan yerlerdeki memurların maaşını bölge halkının devlete bağlılığı azalmasın diye yıllar boyunca göndermeye devam etti.

Muhalif gruplar da ticaret ve alım gücü sekteye uğramasın diye buna bir şey demedi. Yine savaş sırasında taraflar arasında el altından da olsa diğer bölgeye giden elektrik, su, doğalgaz hatlarını engellememe gibi gizli işbirlikleri görüldü.

Esad’ın ince hesabı

Kimi muhalif gruplar, Esad’ın kontrolü altındaki bölgelerdeki maaş ödemelerini kesmemesinin temel amacının, taraftarlarının alım gücünü koruyarak yurtdışından buralara sokulan dövizi toplamak olduğunu iddia etmişti.

Hatta Türkiye’ye yakın kimi yerlerde bazı muhalif gruplar Suriye lirası yerine alışverişte Türk lirası kullanımına geçmeye çalışmışlar ancak başarılı olamamışlardı.