Körfez krizinde merak edilen soru: Bölgede savaş riski var mı?

Suudi Arabistan'ın başı çektiği ülkelerle Katar arasındaki gerginliğin askeri bir karşılaşmaya gebe olup olmadığı merak konusu. 23 Mayıs tarihinde Katar, daha sonra sahte olduğu ifade edilen açıklamalarla sarsılmıştı. Katar emirinin hesaplarının hacker'lar tarafından ele geçirilmesiyle yayına sokulan açıklamalar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan medyası tarafından şişirilmiş ve yürürlüğe konacak yaptırımlar için bahane olarak kullanılmıştı.
Tırmanan gerginlik 5 Haziran'da krize dönüşmüş ve Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri Katar ile ilişkilerini kesmişti. Olayın üzerinden geçen 2 ayda gerginliğin dozu günden güne arttı.
Bu hafta başında Suudi Arabistan'ın başı çektiği ülkelerin Dışişleri Bakanları Bahreyn'in başkenti Manama'da buluştu ve Katar'la diyaloğa hazır oldukları mesajını verdi. Söz konusu zirvede Katar öne sürülen şartları kabul ederse ve "terörizm ve aşırıcılığı fonlamayı durdurma konunda samimi isteğini gösterirse" Katar ile ilişkilerin düzeleceği ifade edildi.

"Askeri tatbikatların krizle alakası yok"

Katar Dışişleri Bakanı Halid bin Muhammed el Atiyye de El Cezire ile bir röportaj gerçekleştirerek gündeme ilişkin konuştu. Dıişleri Bakanı krizi çözmek için hareket edildiğine dair emareler olduğunu söyledi ve ekledi: "Katar, ilk günden beri diyalog çağrısında bulunuyor ve artık bu dilin Körfez İşbirliği Konseyi içerisinde de yayıldığını düşünüyorum."
Katar'ın ABD ve Türkiye ile gerçekleştirdiği tatbikatlara dair konuşan Atiyye şunları belirtti: "Bu tatbikatların bazıları 2014'e kadar uzanıyor, bunun Körfez İşbirliği Konseyi ile aramızda yaşananlarla bir ilgisi yok. ABD stratejik müttefikimiz, özellikle savunma ve anti-terörizm konularında. Türklerle de aynı şekilde, onlarla stratejik bir ilişkimiz var."

"Talepler hükümsüzdür"

Dışişleri Bakanı, Katar'dan talep edilen maddelere ilişkin de konuştu: "Bakalım, 12 numaralı talep diyor ki 'eğer Katar 10 gün içerisinde yanıt vermezse talepler hükümsüz sayılacaktır. Öyleyse talepler halihazırda hükümsüzdür. Ancak yine de Katar abluka hakkında tartışmaya hazırdır."
Suudi Arabistan cephesi daha sert ve saldırıya hazır bir profil çizmesine rağmen Katar'ın uzlaşmacı tavrı gerginliğin dozunun daha da artmasına engel oluyor. Bölgede her ne kadar bir savaş riskinden söz edilse de henüz askeri bir karşılaşma yaşanmadı.
Ancak Katar karşıtı bloğun ifadeleri ve tutumu bölgede barışın devamına dair net bir tablo çizmekten uzak. Katar'ın kapsamlı bir dış desteği yanına çekmiş olması, özellikle ABD ve Türkiye'nin Katar ile askeri ilişkilerinin düzeyi, Suudi Arabistan cephesini böylesi bir girişimden uzak tutan birincil sebep. Günden güne ısınan Körfez'in bir savaşa gebe olduğunu söylemek güç olsa da, ilerleyen günlerde nelerin yaşanacağı merak konusu.
Kaynak: Mepa News

Alıntı: Mepanews. Sorumluluk kaynağa aittir.