Karadağ resmen NATO üyesi oldu

İttifakın 29. üyesi olan Karadağ için çarşamba günü Brüksel'deki NATO karargahında tören düzenlenecek. Yaklaşık iki bin askerden oluşan orduya sahip Karadağ'ın yıllık savunma harcaması 69 milyon dolar civarında.
AA'nın aktardığına göre, coğrafi konumu nedeniyle NATO'ya önemli kazanım sağlayacak Karadağ'ın üyeliğinin ardından ittifak, Bosna Hersek'e ait 20 kilometrelik alan hariç İtalya'dan Yunanistan'a kadar uzanan Adriyatik denizi kıyılarına hakim olacak.
Karadağ'ın üyeliği, NATO'nun 2009 yılında Arnavutluk ve Hırvatistan'a kapılarını açtıktan sonra ilk genişlemesi.
Nisan ayında Karadağ meclisi, NATO üyeliğine karşı ciddi muhalefete rağmen ittifaka üyeliğe ilişkin protokolü onaylamıştı.
Ülkedeki NATO karşıtı mücadele muhalefetteki Demokratik Cephe (DF) ve Karadağ'ın eski Cumhurbaşkanı Momir Bulatovic liderliğinde yürütülüyor.
DF lideri Andrija Mandic, iktidara gelmesi halinde NATO üyeliğini donduracağını ve üyeliğe halkın karar vereceği halk oylaması düzenleyeceğini açıklamıştı.
RUSYA KARŞI ÇIKMIŞTI
Sırbistan'dan 2006 yılında ayrılan Karadağ ile Rusya'nın yakın ilişkileri bulunuyor. İki Slav ülkesi arasında ticari, diplomatik, tarihi, dini ve kültürel bağlar bulunuyor.
NATO'nun 2015 yılındaki davetinin ardından Karadağ'ın ittifaka üyeliği için görüşmeler başlamış, bunun üzerine Rusya, Karadağ'ın üyeliğine karşı olduğunu açıkça dillendirmişti.
Karadağ meclisinin nisan ayında protokolü imzalaması sonrasında Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Karadağ'ın NATO üyeliğinin büyük bir hata olduğunu düşünüyoruz. Balkanlar ile Avrupa'daki istikrara zarar verecek bu hamle, ülke halkının çıkarlarına aykırı" ifadeleri yer almıştı.
ÜLKE PROFİLİ
2006'daki referandumunda yüzde 55,5'lik evet oyuyla bağımsızlığını ilan eden Karadağ, dünyanın en genç ikinci devleti.

İsmen 15. yüzyılda anılmaya başlanan Karadağ, sonraki yüzyıllar boyunca dönemin en güçlü devletlerinden birisi olan Osmanlı İmparatorluğu’na karşı bağımsızlığını korumaya başardı. 16 ile 19’uncu yüzyıllar arasında teokratik bir devlet yapısı olan ülke, 1852 yılından itibaren laik bir yönetim haline geldi.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı'na dahil olan Karadağ, Nisan 1941'de İtalyan birlikleri tarafından işgal edildi.

Aynı yılın mayıs ayında, İtalyanların Çetine'de topladığı ancak Karadağ halkını temsil niteliği çok kuşkulu olan bir ulusal meclis, ülkenin bağımsızlığını ilan etti. Bir yürütme organı seçti ve İtalya kralının ülkeye bir kral atamasını istedi.

Aynı ay içinde bir ayaklanma başladı ve çatışmalar 1944 sonlarına dek sürdü. İtalyan yöneticilerin ardından kontrolü ele alan Nazilerin de Aralık 1944'de ülkeden çekilmesiyle birlikte denetim Josip Broz Tito'nun başında olduğu Partizanlara geçti.

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Karadağ’ın da içinde bulunduğu krallık, cumhuriyetle yönetilmeye başlayarak Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin bir parçası oldu.

1992 yılına gelindiğinde, Yugoslavya’nın dağılmasının ardından Sırbistan ve Karadağ cumhuriyetleri, dokuz yıl boyunca egemenliğini sürdürecek olan Yugoslavya Federal Cumhuriyeti adı altında bağımsızlıklarını ilan etti.

Yugoslavya Federal Cumhuriyeti çatısı altında birleşen Sırbistan ve Karadağ'ın Yugoslavya’nın mirasçısı oldukları gerekçesiyle BM üyeliğininin devam etme başvurusu kurum tarafında reddedildi ve iki cumhuriyet, 'Sırbistan-Karadağ' adını aldı. 2003 yılında bu yeni bir isim altında birleşen ülkenin ömrü üç yıl sürdü. Karadağ, 21 Mayıs 2006'da düzenlenen referandumunda yüzde 55,5'lik evet oyuyla bağımsızlığını ilan etti.

İslami Bülten / Haber Merkezi