“İstanbul’da İranlı rejim muhalifi Mevlevi’ye yönelik suikastı İran istihbaratı gerçekleştirdi”

İstanbul'da geçtiğimiz yıl İranlı bir rejim muhalifine yönelik düzenlenen suikastın arkasında İran istihbaratının olduğu ifade edildi.

İstanbul'da geçtiğimiz yıl İranlı bir rejim muhalifine yönelik düzenlenen suikastın arkasında İran istihbaratının olduğu ifade edildi.

Reuters'ın üst düzey iki Türk yetkiliye dayandırdığı , İranlı muhalif Mesut Mevlevi Vardancani cinayetini, İran'ın Türkiye'deki konsolosluğunda görevli iki İran istihbarat görevlisi azmettirdi.

Cinayetin ardından gözaltına alınan Türk ve İranlı kişilerin verdikleri ifadelerde bu durumun ortaya çıkarıldığı belirtilirken, Reuters'a konuşan Türk yetkili, "Suikast talimatının diplomatik pasaport taşıyan iki İranlı tarafından verildiği, tutuklanan şüphelilerin ifadelerine yansıdı" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin suikastın takipçisi olacağı da dile getirildi. Ankara'nın kısa bir süre içerisinde suikast nedeniyle İran'a resmi bir yanıt vereceği öne sürüldü.

32 yaşındaki Mesut Mevlevi Vardancani, 14 Kasım 2019'da Şişli'de sokak ortasında vurularak öldürülmüştü.

Habertürk'te yer alan habere göre, kısa bir süre önce tamamlanan polis raporunda, 'sıradışı bir profil' olarak tanımlanan Vardancani'nin geçmişte İran Savunma Bakanlığı'nda siber güvenlik alanında çalıştığı ve daha sonra İran rejimine muhalif bir tutum sergilediği belirtildi.

Vardancani'nin İran rejimine ve özellikle ülkedeki yolsuzluklara karşı faaliyetler yürüttüğü ve bunları kamuoyuna açıkladığı biliniyordu.

Reuters'a konuyla ilgili demeç veren İranlı kaynaklar, İran Devrim Muhafızları'nın Vardancani'yi insansız hava aracı projeleri için Türk firmalarıyla çalışmaması konusunda uyardığını öne sürdü. Kaynaklar ayrıca Vardancani'nin ABD ve Avrupa devletleriyle çalışmak için de girişimlerde bulunduğunu iddia etti.

Suikast

Mevlevi, 15 Kasım 2019 gecesi saat 21.45 sıralarında arkadaşıyla birlikte Şişli Esentepe Mahallesi Ecza Sokak’ta yürüdüğü sırada arkadan yaklaşan kimliği belirsiz kişinin saldırısına uğradı.

Görgü tanıklarına göre şapkalı saldırgan tabanca ile 11 el ateş ederek Mevlevi'yi vurdu ve kayıplara karıştı.

Saldırıda ağır yaralanan Mevlevi yapılan tüm müdahalelerin ardından hayatını kaybetti.

Daha önce yayınlanan görüntülerde Vardancani'nin 14 Kasım akşamı, akşam 22.00 sularında Şişli'de yanında bir kişiyle yürüdüğü görülüyor, ardından yanlarından koşan tetikçi Vardanjani'ye ateş ederken, yanındaki kişi kendini koruyordu.

Türk yetkililer Vardanjani'nin yanındaki kişinin Ali Esfancani isimli bir İranlı olduğunu ve Vardancani ile Haziran 2018'de İstanbul'dan geldikten sonra dostluk kurarak onun hakkında İran istihbaratına bilgi aktardığını belirledi.

Suikasttan önceki sabah Esfancani'nin, İran konsolosluğuna gittiği ardından da tetikçi ile görüşecek suikastın detaylarını planladığı belirtildi. Esfancani polis raporunda suikastı düzenleyen ekibin lideri olarak tanımlandı.

Esfancani'nin suikasttan 3 gün sonra sahte isimle aldığı bir otobüs biletiyle Ağrı'ya gittiği, burada da İranlı bir kaçakçı tarafından İran'a kaçırıldığı tespit edildi.

Mesut Mevlevi kimdir?

İran’ın İsfahan şehrinde doğan Mesut Mevlevi, “Kara Kutu” isimli Telegram kanalı üzerinden İranlı yetkililere dair ifşa ettiği belgelerle gündeme gelmişti.

İran istihbaratının eski üyesi olduğu iddia edilen Mevlevi, bazı kaynaklara göre istihbarat teşkilatında çalışmaya devam ediyordu.

Ölümünün ardından sosyal medya hesapları kapatılan Mevlevi’nin, Instagram sayfasında eski İran cumhurbaşkanları Haşimi Rafsancani, Muhammed Hatemi ve Mahmud Ahmedinejad ile çekildiği fotoğraflar yer alıyor.

Mevlevi’nin sosyal medya hesaplarında İran’daki muhtelif askeri tesislerde çekilmiş fotoğraflar da bulunuyor.

Arizona Üniversitesi’nde yapay zeka üzerine doktora eğitimi alan Mesut Mevlevi, “yapay zeka biliminin babası” unvanıyla İran Radyo ve Televizyonu’na bağlı kanallara birçok kez konuk olmuştu.

“Kara Kutu” Telegram kanalı

Mesut Mevlevi’nin ismi Mart 2018’de “İran halkının etkin sesi” sloganıyla faaliyete başlayan “Kara Kutu” isimli Telegram kanalıyla gündem oldu.

Mevlevi, söz konusu Telegram kanalını “Yolsuzlukları, cinayetleri ve İslam Cumhuriyeti’nin perde arkasındaki hadiselerini ortaya çıkaran medya” olarak tanıtmıştı.

“Kara Kutu” isimli Telegram kanalında yaklaşık 20 ay boyunca İran Yargı Erki, İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları İstihbarat Birimi’ne ilişkin belge, bilgi ve ses kayıtları paylaştı.

Mevlevi Telegram kanalında, İran devrim lideri Ali Hamaney'in Ofis Başkanı Muhammed Muhammedi Golpayegani’nin Laricani Kardeşler ile birlikte karıştığını iddia ettiği yolsuzluk belgelerini yayınlamıştı.

Kara Kutu’da İran İstihbarat Bakanlığı’nın casusluk karşıtı biriminin toplantı salonunun gizli çekim görüntüleri yayınlanmıştı.

Kara Kutu’nun Youtube kanalında yayınlanan belgeselde ise İran Devrim Muhafızları Ordusu’nda gerçekleştiği iddia edilen yolsuzluklara dair belgeler paylaşılmıştı.

Yeni belgeler ifşa edecekti

Suikasttan iki gün önce gerçekleşen mesajlaşma kayıtlarına göre, Mesut Mevlevi İranlı yetkililere ilişkin önemli belgeleri ifşa edeceğinin haberini veriyor.

Mesut Mevlevi, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Devrim Muhafızları Ordusu’nu kastederek “Yozlaşmış mafya komutanlarının kökünü kazıyacağım, dua edin ben bu işi yapmadan onlar beni öldürmesin” ifadelerini kullanmıştı.

İranlı muhaliflerin İstanbul’da sır infazları

Mesut Mevlevi’nin infaz edilmesi akıllara İstanbul’da öldürülen GEM TV’nin sahibi Said Kerimiyan getirdi.

2017 yılında İstanbul Maslak’ta İran kökenli İngiliz vatandaşı 45 yaşındaki Kerimiyan ile Kuveytli ortağı Muhammed El Muhtari’nin içinde bulunduğu aracın önünü ciple kesen çarşaflı saldırganlar yaylım ateşi açtıktan sonra kayıplara karışmıştı.
İslami değerlere aykırı programlar göstermek ve Batı kültürünü yaymak gerekçesiyle eleştirilen Kerimiyan, İran’da gıyaben yargılanıp ‘ulusal güvenliğe aykırı eylem’ ve ‘devlete karşı propaganda’ suçlamasıyla 6 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İngiliz haber kanalı BBC’nin internet sitesine konuşan Kerimiyan'ın bir aile yakını, “Said Kerimiyan son üç aydır rejim tarafından tehdit ediliyordu ve bunun sonucunda İstanbul’u terk etmeyi ve Londra’ya dönmeyi planlamıştı” şeklinde konuşmuştu.

Kaynak: Mepa News, Habertürk, Independent Türkçe