İslam Fıtrat Dinidir Evliliği Esas Alır

İslam fıtrat dinidir evlilik esası ile nesillerin sağlam ailelerde yetişmesini sağlar. İslami kültürden uzaklaşarak batı kültürünü benimseyenler ise; Fuhuş ve zinayı hayat tarzı olarak benimsediler. Böylece; Aile mefhumunu yok ederek nesillerin bozulmasına karışmasına sebep oldular, eşitlik özgürlük söylemleri ile fıtratı bozup kadınların istismar edilmesine kapı açtılar… Artık bu kimseler için ne zinanın korkutucu bir yanı ne de kadın erkek dost tutmanın utanılır bir tarafı kalmıştır. Böylece fıtratı bozulmuş, imanı ve kişiliği dumura uğramış bozuk bir nesil türetildi.

İslam’ın çok eşli evliliğe verdiği ruhsatı eleştirerek bu asırda düşünülmesinin bile saçma olduğunu vurgulayan bu ahlaksız ve bozuk nesil batı kültüründeki kadın-erkek yaklaşmasını eşitlik ve özgürlük kılıfı altında öyle bir propaganda etmişlerdir ki, bu konuda akl-ı selim sahibi kişiler bile şaşırıp kalmıştır. Bunlar İslam’ın Kur’an ve sünnet çerçevesinde helal kıldığı şeyleri karalarken, zinaya kapılarını sonuna kadar açmışlar ve kadın-erkek ihtilatı ile de buna zemin hazırlamışlardır. Artık bu kimseler için meşru olan şey kötü ve çirkin iken; kanunlar çerçevesinde evlendikleri kişileri başka birileri ile aldatmak dostluk adı altında meşru sayılmıştır. Bu fıtri ve ahlaki bozulmadan başka bir şey değildir. İslami akitle mübah olacak bir şeyi reddederek kendilerine haram kılmaktalar daha sonra da bu haramı ilk kendileri işlemektedirler! Çünkü onlar alabildiğince özgür olmak ve bir kadının meşru sorumluluğunu almaktan kaçınmak için bu emre itiraz etmişlerdi. Onlar bugün bir dalda yarın ise başka bir daldadırlar ve böyle yaşamak diğerine nispetle onlara daha sevimli gelmektedir. Yoksa kadınların haklarını düşündüklerinden dolayı değildir.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Onların arasında Allah’ın indirdikleriyle hükmet, sakın onların heveslerine uyma! Allah’ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni saptırmamaları için, onlara karşı son derece dikkatli ol!” diye emrettik.

Eğer yüz çevirecek olurlarsa; bil ki Allah, bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyordur. İnsanların çoğu, yoldan çıkmaya eğilimlidir.” (Maide Suresi: 49)

“Onlar ki, Allah ile birlikte başka bir tanrıya kulluk etmezler. Haklı bir gerekçeye dayanmadıkça, Allah’ın kutsal ve dokunulmaz kıldığı bir cana kıymazlar ve asla evlilik dışı ilişkilere yönelmezler. Her kim bunları yaparsa, günahını çekecektir!” (Furkan Suresi: 68)

Yine; İslam dini evlenmemeyi harama yakın olarak vasıflandırıp bundan Müslümanları men edip, kişilerin zinadan uzak kalmaları için tek geçerli yolun evlilik olduğunu beyan etmektedir. Bu konuda ayetler zahir hadisler ise sahihtir.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Ve zinaya yaklaşmayın! Çünkü zina, sağlıklı bir toplumun temel yapıtaşı olan aile kurumunu yıkarak onu içten içe çökerten çok çirkin bir davranıştır, toplumun çözülüp dağılmasına yol açarak onu uçuruma sürükleyen pek çirkin bir yoldur!” (İsra Suresi: 32)

Allah’ın Resulü ise bu konuda şöyle buyurmaktadır;
“…Ey gençler topluluğu, sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan en iyi saklar ve fercide en iyi korur. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun. Çünkü oruç onun için bir kalkandır.” (Buhari, Müslim, Nesai, Tirmizi)

Yine Allah’ın resulü sallallahu aleyhi ve sellem insanları evlenmeye teşvik etmiş ve Allah’ın evlenenlere yardım edeceğini müjdelemiştir.

Allah’ın Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Üç kişi var ki, onlara yardım etmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir haktır. Allah yolunda cihat eden mücahit, iffetli olmak isteğiyle evlenen kimse ve (kendi bedelini) ödemek isteğiyle anlaşma yapan köledir.” Buyurdu. (Nesai, Tirmizi, İbni Mace)

Şeriatın bazı hükümlerini idrak edemese de veya insan kendi aleyhine gibi algılasa da neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu en iyi “Allah bilir, siz bilemezsiniz.”

İşte Yüce Allah’ın o hikmet dolu hükümlerinden bazıları.

Müsennif VELİOĞLU