Irak: Erbil’e yapılan füze saldırıları hangi mesajları taşıyor?

Irak'ta Erbil şehrini hedef alan füze saldırılarının sonuçları ve mesajları konusunda tartışmalar devam ediyor.

Irak'ın Erbil şehrini hedef alan füze saldırılarının sonuçları ve mesajları konusunda tartışmalar devam ediyor.

Suçlamalar özellikle, Musul şehrinin doğusunda Ninova'da konuşlanmış Haşdi Şabi grubuna yöneltiliyor.

Çarşamba günü Irak ordusu, bir "terörist grubun" Erbil'i bir dizi füzeyle hedef aldığını duyurmuştu.

​Havalimanı yakınlarına düşen füzelerin, Haşdi Şabi'ye bağlı 30. Tugay'a ait bir bölgeden fırlatıldığı kaydedilmişti.

Güvenlik mutabakatları

Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver, yaptığı açıklamada bu tür saldırıların tekrarını önlemek için önümüzdeki hafta Kürt güçleri ile Bağdat'taki Savunma Bakanlığı arasında bir toplantı yapılabileceğini söyledi.

Yaver, "Savunma Bakanlığı ve Peşmerge Yüksek Komitesi'nin önümüzdeki hafta bu tür saldırıların tekrarlanmasını önlemek üzere bir toplantı düzenleyeceğini" ifade ederek, ''son saldırının ortak koordinasyonu hızlandıracağını, çünkü bölge ve federal hükümetin tek bir güvenliği olduğunu'' belirtti.

Cabbar Yaver, ''Irak ordusuyla bu sorunu çözmek için çalışacağız. Diyala, Selahaddin, Ninova ve Kerkük'te ortak koordinasyon merkezlerinin kurulması konusunda ortak bir uzlaşı var” dedi.

Uluslararası koalisyonun rolü ile ilgili olarak Yaver, "Uluslararası koalisyon güçleri Erbil ve Bağdat hükümetlerini ortak bir uzlaşıya itiyor, ayrıca Peşmerge ve Irak ordusunu teröristlere karşı ortak operasyonlar yürütmek için destekleme isteklerini belirtiyorlar." dedi.

Peşmerge güçleri, Bağdat'taki Irak hükümeti ile şiddetli anlaşmazlıklar yaşaması ve 25 Eylül 2017 Kürdistan Bölgesel Yönetimi bağımsızlık referandumu sonrasında "tartışmalı" bölgeleri terk etmişti.

''Yanıltıcı raporlar''

Öte yandan Iraklı parlamenter Kusay Abbas, Peşmerge güçlerinin Ninova ovasındaki varlığını herhangi bir nedenle yeniden şekillendirmesini reddederek bölgeyi ilk koruyanların bölge halkı olması gerektiğine dikkat çekti.

Ninova vilayetindeki Şabak oluşumu genel yardımcısı ise şunları söyledi: "Ninova Ovası'nın alanları tartışmalı alanlar arasında değil. Ne 2003'te Saddam Hüseyin rejiminin düşmesinden önce ne de sonrasında demografik bir değişikliğe tanık olmadılar.

Roketler, Peşmerge güçleri, Irak ordu güçleri ve Haşdi Şabi arasında yasak bir arazi olan "Vadi Cehennem" den fırlatıldı. Dolayısıyla saldırıyı kimin yaptığını belirlemek için soruşturma devam ediyor.''

Abbas ise , ''Kuruluşların hükümete, koalisyon güçlerine ve hatta Birleşmiş Milletler'e, Ninova Ovası bölgesinin istikrarsız olduğuna dair yanıltıcı güvenlik raporları sunduğunu ve Şii Şabak'ın oluşturduğu 30. Tugay'ın, yakın zamanda meydana gelen ihlal dışında herhangi bir ihlal olmamasına rağmen ihlalde bulunduğunu'' belirtti.

Kusay Abbas, 'Roket fırlatmayı kategorik olarak reddediyor ve azınlık bölgelerinin çatışmalara dahil edilmesini kabul etmiyor olsak da, saati geri çevirip güç getirmeyi de kabul etmiyoruz ve bu bölgenin sakinleri dışında korunmasını istemiyoruz." dedi.

Iraklı parlamenter Kusay Abbas, 'IŞİD işgalinden önce' Peşmerge ve Irak ordusundan ortak güvenlik noktaları bulunan Ninova Ovası bölgesinin çok sayıda ihlal ve saldırıya tanık olduğunu, ancak bölgenin himayesi sakinlerine geçtiğinde bu roketlerin fırlatılmasından başka bir ihlal olmadığını'' belirtti.

Üç mesaj

Aynı şekilde Kürdistan bölgesinden yazar ve siyasi araştırmacı Mahmut Kifah şunları söyledi: "Erbil'e yönelik saldırı, özellikle yasa ve yönetmeliklere tabi olmayan gruplardan geldiği için bekleniyordu. Irak ortak operasyonları onları terörist gruplar olarak nitelendirdi.

Nasıl bu asi milisler Bağdat'ın güvenli bölgelerine Katyuşa füzeleri atıp bütün bir aileyi öldürdüyse, bu tür füzelerin Erbil'e gönderilmesi de bekleniyordu. Bu, özellikle Amerika ve Avrupa'nın temsilciliklerini geri çekme tehdidinin ardından, Irak hükümetinin veya uluslararası toplumun büyük baskısına maruz kalmasından sonra geldi."

Mahmut Kifah, ''Saldırının üç mesaj taşıdığını görüyorum. Birincisi ve en güçlüsü, esas olarak Mustafa el Kazımi'ye yönelikti. Çünkü kendisi kaçan milislerle özellikle sınır kapılarından çıkarıldıktan sonra savaşmaya başladı. Şimdi başbakanın kafasını karıştırmak için çalışıyorlar ve onu istifaya zorluyorlar."

Mahmut'a göre ikinci mesaj: "Yaptığımız şeye göz yummazsanız ve Kazımi'yi desteklemeyi bırakmazsanız, füzelerimizin menzilinde olacaksınız" göndermesiyle Kürdistan bölgesi içindi. Üçüncü mesaj ise "füzelerin Irak'taki Amerikalılara nereye giderse gitsinler ulaşacağını" içeriyor.

Şii çatışmaları

Araştırmacı yazar, "Saldırılar tekrarlanırsa, yanıtın güçlü ve kararlı olacağını, çünkü Peşmergelerin birkaç yıl önce ortaya çıkmış dağınık güçler değil, daha çok geçmişi olan ve özellikle sokak savaşında oldukça deneyim sahibi güçler olduğunu" vurguladı.

Mahmut cümlelerini "Nihayetinde Kürdistan hükümeti, Kazımi'yi hukukun üstünlüğü ve devletin prestiji bakımından IŞİD örgütlenmesine benzeyen bu asi grupların ortadan kaldırılması için desteklemektedir.'' diyerek bitirdi.

Kaynak: Mepa news