İlahiyatçı Mustafa Öztürk: Kadrajını Hicaz’a sıkıştırmış Kur’an Allah’ın dili olabilir mi?

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde tefsir alanında öğretim veren Prof. Dr. Mustafa Öztürk tepki çeken ifadeler kullandı.

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde tefsir alanında öğretim veren Prof.Dr. Mustafa Öztürk tepki çeken ifadeler kullandı.

Sosyal medyada paylaşılan bir konuşmasında Mustafa Öztürk'ün, Kur'an ile ilgili sarf ettiği ifadeler tepkiye sebep oldu.

Tarihselci yaklaşımıyla bilinen Öztürk'ün, "Kur'an Allah kitabı olabilir mi?" ifadesi sosyal medyada birçok kullanıcı tarafından eleştiriyle karşılandı.

Öztürk, şu ifadeleri kullandı:

"Orion Takımyıldızı'na bak, Andromeda'ya bak, Samanyolu'na bak, National Geographic'te git okyanusun diplerine bak, kutuplara bak, çiçeğe bak, Boğaz'da erguvana bak… Bir de Kur'an da, 23 sene Velid bin Muğire aşağı As bin Vail yukarı diyip bütün kadrajını Hicaz-Taif-Medine'ye sıkıştırmış ve insanlığa son söyleyeceği sözün çapı, oradaki üç beş tane lavuk müşrik. Ve o müşriğe Kuran'da öyle küfürler var ki… (…) 'Nesebi bilinmeyen, onun bunun çocuğu'na 'zenim' denir Arapçada. Bu Allah dili olabilir mi? İnsani dil olamaz mı? Olabilir. Niye? Yanmış canı ya. Feverandır, olabilir."

Öztürk'ün daha önce de, Hz. Muhammed'in Allah'tan vahiy aldığına, ancak Kuran'ın doğrudan Allah kelamı olmadığına ve Hz. Muhammed tarafından beşeri olarak vahyi anlamın yazıya dökülmesi suretiyle ortaya çıktığına dair görüşleri bulunuyordu.

Öztürk, 14 Aralık 2018 tarihinde Karar'da yayınlanan bir , bu görüşünü şu şekilde ifade etmişti:

"Vahyin inzal keyfiyeti konusuna gelince, İslâmî kaynaklarda bu konuyla ilgili üç farklı görüş nakledilir. Geçmişte ve günümüzde hâkim kabul gören ilk görüş Kur’an vahyinin hem lafız hem mana olarak inzal edildiği yönündedir. Bizim tercih ettiğimiz ikinci görüş ise Zerkeşî ve Suyûtî gibi Sünnî âlimler tarafından ikinci sırada nakledilir. Buna göre Cebrail Kur’an vahyini özellikle salt manalar (mefhumlar) olarak indirmiş; Rasûlullah bu manaları bellemiş ve Arap dilinin ifade kalıplarına kendisi döküvermiştir. Bakara 2/97 ve Şuarâ 26/194. ayetlerde Kur’an’ın inzal edildiği mahal, Hz. Peygamber’in kalbi/idraki diye belirtilmiş; fakat vahyin lafzen mi yoksa manen mi nazil olduğu tasrih edilmemiştir. Bu bağlamda, Kur’an vahyinin mana/mefhum olarak inzal edildiği yönündeki görüşü benimsediğimizi bir kez daha belirtmeliyiz."

Mustafa Öztürk kimdir?

Öztürk 1965'te Giresun'un Keşap ilçesine bağlı Kaşaltı köyünde dünyaya geldi. 1983’te Giresun İmam-Hatip-Lisesi’nden, 1987’de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu.

1987-1999 yılları arasında İçel/Mersin ve Giresun’da öğretmen olarak görev yaptı. 1998’de Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Tefsir Anabilim Dalı’nda “Muvaffakuddîn el-Kevâşî: Hayatı, Eserleri ve Tefsirdeki Metodu” isimli teziyle yüksek lisansını tamamladı. 1999’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne araştırma görevlisi olarak atandı.

2001’de Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 2002’de Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Tefsir Anabilim Dalı’nda “Tefsirde Bâtınîlik ve Bâtınî Te’vil Geleneği” isimli teziyle doktorasını tamamladı ve bu çalışması Kitâbiyât Yayınları tarafından “Kur’an ve Aşırı Yorum” adıyla yayımlandı.

2003 yılında Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim dalına yardımcı doçent olarak atandı. 2005’te “Kur’an’ın Mu’tezilî Yorumu: Ebû Müslim el-İsfahânî Örneği” isimli çalışmasıyla doçent, 2011’de profesör oldu.

Kaynak: Mepa News