Giyinik Çıplaklar

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır: Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri, giyinmiş oldukları hâlde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. İşte bu kadınlar Cennet’e giremedikleri gibi, şu kadar uzak mesafeden hissedilen kokusunu bile alamazlar.” (Müslim)

Buradaki “giyinmiş çıplaklar” ifadesiyle kastedilen, sadece süslenmek için giyinen, dışarı çıkarken daha cazip ve dikkat çekici kıyafetler kullanan ve vücut hatları belli olacak şekilde dar, ince veya şeffaf elbiseler giyen kimselerdir.

Bu kadınların başlarının deve hörgüçlerine benzetilmesinin sebebi; Saçlarını başlarının üzerinde toplayıp, saçlarına çeşitli bez ve sargılar sarıp ve bunun üzerine de başörtüsü takarak başlarını büyükçe göstermeleridir. Böylece başları adeta deve hörgücüne benzer.

Bu kadınların daha başka birçok vasıfları da vardır. Bunlar; Kocalarına karşı dağınık ve pejmürde oldukları halde dışarı çıkarken süslenirler, modayı takip ederler, vücut hatlarını belli edecek kadar dar giyinirler, vücutlarını gösterecek kadar şeffaf giyinirler, topuklu ayakkabı giyinirler, dışarıda parfüm kullanırlar, makyaj yaparlar kısaca Allah ve Resulünün kadınlar için yasakladığı, haram kıldığı birçok vasıf bu kadınlarda vardır.

Hadiste başları deve hörgücü gibi olan kadınların “cennetin kokusunu bile alamayacakları ifade” edilmektedir. Bu hükmünün açıklamasında müfessirler iki yorum yapmıştır:
Hadiste geçen iki sınıf insan, yaptıklarında bir sakınca olmadığını söyleyip -bilerek- bu haram fiilleri helal sayarlarsa kâfir olup ebedi olarak cehennemde kalacaklardır. Çünkü haramı helal kılan dinden çıkar.

Bunların bir kısmı ise kâfir olmamakla beraber, Allah’ın yasakladığı büyük günahları ve zulümleri işledikleri için, ilk önce cennete giden kurtuluş ehli kimselerle birlikte cennete giremeyecekler, ancak bir miktar azap çektikten sonra -mümin oldukları için- yine cennete gireceklerdir. (bk. Nevevi, ilgili hadisin şerhi)

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
Usame b.Zeyd radıyallahu anh nakletti. Dedi ki:
“Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem Dihye’tül- Kelbi’nin kendisine hediye ettiği mısır kumaşlarından sık dokunmuş bir elbiseyi bana giydirdi, ben de onu hanımıma giydirdim. Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem daha sonra bana sordu: ne oldu Mısırdan gelen elbiseyi giymiyorsun? Dedim ki, ey Allah’ın Resulü ben onu hanımıma giydirdim: Resulüllah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, altına pijama türünden bir şey giymesini ona emreyle. Çünkü ben o elbisenin kemiklerinin hacmini belli etmesinden korkuyorum.” (Ahmet b. Hanbel)

Ebu Hüreyre radıyallahu anh tarafından bir rivayette:
“Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler.” (Müslim)

Ömer radıyallahu anh ise:
“Cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda Müminlere ikazda bulunmuştur.” (Beyhakî Sünen)

Giyinik çıplaklar olarak adlandırılan bu kadınlar gerçek İslam’a karşı uydurulan “Paralel İslam” veya “Ilımlı İslam” anlayışının ürünüdür.

Ilımlı İslam anlayışı;
Allah’ın şeriatını kabul etmeyip laiklik ve demokrasi gibi beşeri sistemleri kabullenen. İslam şeriatının hâkimiyeti için mücadele eden Müslümanlara terörist yaftası vurup, kâfir devlet ve toplulukları dost ve müttefik edinen. Dinin işine gelen kısımlarını kabul edip işine gelmeyen kısımlarını tevil, tahrif ve inkâr eden. Böylece sahte ve paralel bir İslam anlayışına inanıp Müslümanlık iddiasında olan yeni türemelerdir. Bukalemun gibi her renge girebilen bu türemelerin Müslümanlık iddiaları büyük bir yalandır.

Allah’ın bazı hükümleri aleyhimize gibi gözükse de, hoşumuza gitmese de ve hikmetini bilme sekte hüküm Allah’ın olduğu için biz kullarına düşen “İşittik ve itaat ettik” demek olmalıdır. Çünkü “Allah bilir siz bilmezsiniz” Allah iman eden kullarının aleyhine bir şey istemez.

Öyleyse Yüce Allah’ın şu hükmünü iyi dinleyin ve hikmetini iyice anlamaya çalışın.

Müsennif VELİOĞLU