Evliliklerin zorlaştırılması

Allah Teâlâ İslam toplumundan evli olmayan bekâr ve dul bütün Müslümanların ve hatta evlilik hayatının sorumluluklarını yerine getirebilecek fikri ve ahlâkî olgunluğa ulaşmış köle ve cariyelerin de evlendirilmesini emrediyor. Fakirlik bahanesiyle mali hususları gerekçe gösterilerek evlilikten vazgeçilmemesini istiyor.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“İçinizden evli olmayanları ve olgunluğa ulaşmış köle ve cariyelerinizi evlendirin. Eğer onlar fakir iseler Allah lütuf ve bereketi sayesinde onları hiç kimseye muhtaç etmeyecektir. Allah kudret ve merhametiyle sınırsızdır, her şeyi bilmektedir.” (Nur Suresi: 32)

Gençliği zinaya ve kötü yollara düşüren sebeplerden biri de evliliklerin zorlaştırılmasıdır. Günümüzde devlet ve millet adeta evlenmek isteyen gençleri evlendirmemek için her türlü engeli, zorluğu ve bahaneyi çıkarmaktadır. Bu toplumda evlilik yaşı bir insanın torun sahibi olma yaşını çoktan geçmiştir.
Evlenmesinler okusunlar anlayışı, yine öyle bir eğitim sistemi ki anaokulu, ortaöğrenim, lise ve yükseköğrenim yaklaşık 17-18 yıl okutulan ancak bir türlü eğitilemeyen, öğretilemeyen, ahlaki ve inanç olarak ifsat edilmiş dumura uğratılmış bir nesil. Okul sonrası işsizliğe veya asgari köle maaşına mahkûm edilmiş bir nesil.
Bir türlü bitmek bilmeyen içi boş bir eğitim sistemi gençlere gerçek manada bir şey kazandırmadığı gibi yıllarını da heba etmelerine sebep olmaktadır. Okul bitmeden evlenmeyi hayal bile edememesi bu gencin arzu ve isteklerini gayrı meşru yollarda aramasına sebep olmaktadır. Bir kâğıt parçası diploma uğruna heba edilen ömürler, iffet ve namuslar…

Laik eğitim sistemlerinde imanı ve ahlakı ifsat olan nesiller için ne yapılabilir?

Müslümanlar alternatif ve hayat ile iç içe olan eğitim sistemlerini oluşturmalılar. İmanlı, ahlaklı ve her alanda donanımlı nesiller
yetiştirilmelidir. Önce çocuğa İslam akidesini, ahlakını sevdirerek temel bir dini eğitim verilmelidir. Bunun yanında matematik, fizik, kimya, havacılık ve mekatronik gibi dersler mutlaka okutulmalı. Çocuk 13,14 yaşlarına yaşına kadar İslami ilimleri, fen ilimlerini ve bir yabancı bir dili iyice öğrenmelidir. Sonraki aşamada gençler kabiliyet ve ilgi alanlarına göre branşlara ayrılarak kendi sahalarında uzmanlaşmaları sağlanmalıdır. Bu eğitimler teorik ve pratik olarak hayatla iç içe verilmelidir.

Böylece çocuklarımız imanı, ahlakı ve fıtratı bozulmadan İslami ilimleri öğrenmiş, hem de kabiliyetine ve ilgi alanına göre çekirdekten yetişerek meslek sahibi olmuş olurlar.
Beşeri eğitim sistemleri nesillerin imanını, ahlakını ve fıtratını bozmaktan ve gençlerin ömrünü tüketmekten başka bir şey yapmazlar. 12 yıl karma eğitimle boş, faydasız ve ifsad edici bir eğitim, yetmedi 4-5 yılda yükseköğrenim ve 16-17 yıllık boş faydasız ve ifsad edici bir eğitimin sonunda imanı, ahlakı ve fıtratı ifsad olmuş, diplomalı işsizliğe mahkûm edilmiş bir nesil.

Toplum evlilik meselesine haram helal boyutundan ziyade mali boyutuna baktığı için okul bitmeden, iş bulmadan evliliklerin imkânsız olduğuna inandırılmıştır. Üstelik birde kadınların da işi olsun diye düşünülünce bu mesele daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Kadınların iş gücüne katılması zaten var olan işsizliğin daha da artmasına sebep olmaktadır.
Hasbelkader evlenmeye teşebbüs edenler “El âlem ne der?” adına yapılması gereken dünya kadar seremoni, başka bir engel olarak karşılarına çıkıyor. Sözüydü, nişanıydı, nişanlığıydı, kınasıydı, düğünüydü, takısıydı, salonuydu, gelinliğiydi, fotoğrafçısıydı, gelin arabasıydı, kuaförüydü, davetiyesiydi… Derken ha bire şişirilen masraflar.
Tüm bu nedenlerden dolayı evliliği zaten aklına bile getiremeyen gençler, çözümü gayrimeşru yollarda aramaktadır. Evliliğin zorlaştırıldığı, imkânsızlaştırıldığı buna karşılık zinanın ve gayrı meşru yolların sürekli kolaylaştırıldığı ve özendirildiği bir toplum. Evlilikten ümidini kesen gençlik bu defa farklı arayışların içine girmektedir.

Ve sonunda bir zina arkadaşı bularak ne evli ne de bekâr, gününü gün eden bir hayat sürmeye başlamaktadır. Birbirlerine yaranma adına dünyanın en romantik, en anlayışlı insanı gibi hareket eden bu yeni yetme modern(!) çift, sevgilisinin karşısına en makyajlı ve en cici haliyle çıkıyor. Karşısındaki kızı veya erkeği kaybetmeyi göze alamadığından istemese bile bazı davranışlara, bazı tutumlara göz yummaya başlıyor.

Okullarda karma eğitim, filmler, reklamlar, medya, topçusu ve popçusu derken inancı, ahlakı her gün ifsat edilen bir nesil. İfsat olmuş bu nesil artık rol model olarak örnek aldığı inançsız ve ahlaksız insanların izinden gitmeye başlamıştır. Onlar gibi giyinip kuşanıyor. Saç şekli, hızması, halhalı, bilekliği, perçini, dövmesi ve makyajı derken onlarla arasındaki fark giderek kapanıyor, nihayet onlar gibi konuşmaya, davranmaya, yaşamaya ve inanmaya başlıyor.

Haramla ve zinayla hemhal olan bu çiftler ektikleri çürük tohumun çınar olacağı serabıyla evlilik kararı alıyorlar.

Müsennif VELİOĞLU