Evlilik Yaşını Kim Neye Göre Belirleyecek

Tarihe baktığımızda insanlar ergenlik yaşına ulaştıkları zaman veya daha ileri yaşlarda sorunsuz evlendiklerini görürsünüz. Ancak şu son asırda 18 yaş altı çocuk sayılarak yeni bir anlayış ve hukuk icat edildi. Bu anlayış ve hukuk beraberinde birçok sorunu getirdi.
Dolayısıyla evlilik yaşını kim ve neye göre belirleyecek yâ da bunu belirleme hakkı kime ait? Bu anlayış insanlığa ne kazandırdı veya ne kaybettirdi tüm bunların irdelenmesi gerekiyor.

Evlilik yaşını;
Aile, fıtrat nedir bilmeyen, heva ve hevesine göre tabu değiştiren, yazar ve çizerler mi bunu belirleyecek?

Ekranlarında, sayfalarında kadın pazarlayan, ahlaki ve insani vasıflardan nasip alamamış boyalı basın ve medya mı bunu belirleyecek?

Bar, pavyon, kerhane ve meyhane ruhsatı verip kadının namus ve şerefini pazarlayan devlet ve medeniyetler mi bunu belirleyecek?

LGBT denilen ahlaksızlığı kabullenip destekleyen insanlıktan çıkmış sürüler mi bunu belirleyecek?

Arzu ettiğini yasalaştırıp etmediğini lağveden, bugün ak dediğine yarın kara diyebilen, hüküm koymada Allah ile cebelleşen siyasiler mi bunu belirleyecek?

Batı denilen batıl medeniyetlerden ithal edilen kanun ve kıstaslar mı bunu belirleyecek?

Daha doğrusu;
Neye ve nasıl inanacağımızı, evleneceğimizi, boşanacağımızı, mirasımızı, mihrimizi, ibadetimizi, hukukumuzu, aile yaşantımızı, hayat tarzımızı… Kim, nasıl ve neye göre belirleyecek?

Yaratan yarattığı şeyi bilmez mi? İnsanı bir damla sudan yaratan, sonra onu aşamadan aşamaya geçirerek varlık sebebine uygun mükemmel bir şekilde var eden, bedenini ve ruhunu, hem kendi içinde hem de dış dünya ile uyumlu ve ölçülü yapan en güzel surette şekillendiren. Allah İnsanın neye ihtiyacı olduğunu, nasıl yönetileceğini, nasıl terbiye edileceğini, nasıl ıslah edileceğini en iyi bilendir.
Alemlerin Rabbi olan Allah; yegâne sahibiniz, efendiniz ve yöneticinizdir. O yerleri, gökleri yaratan ve sayısız nimetlerle donatan, yarattıklarını başıboş ve sorumsuz bırakmayandır. Aksine gerek evreni idare etmek, gerekse kullarına hayat programı, kanun ve düzen belirleme yetkisi sadece kendisinde olan kâinatın mutlak hâkimi olandır.

Allah’a kayıtsız şartsız iman ve itaat eden ve O’nun buyruklarını size getiren ve buna göre Müslümanca nasıl yaşanacağını gösteren peygambere de kayıtsız şartsız iman ve itaat eden Müminler; herhangi bir konuda ne yapılması gerektiğini Allah’a ve Resulüne danışırlar. Kısaca çözüm için Allah’ın kitabına ve peygamberin sünnetine başvururlar. Her konuda olduğu gibi bu konudaki tavrınız kimin Mümin, kimin Münafık olduğunu ortaya çıkaracaktır:

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır;

“Ey Peygamber! Sana indirilen ve senden önce indirilmiş olanlara inandıklarını iddia edenlere bir baksana; hem Müslüman olduklarını söylüyorlar, hem de Kur’an’ın hükmünü terk edip tağut’un, yani Allah’ın hükümlerini hiçe sayan o azgın kâfirlerin hakemliğine başvurmak istiyorlar.
Hâlbuki kendilerine, tağut’u kesinlikle reddetmeleri emredilmişti. Ne var ki şeytan, onları saptırmak istiyor.” (Nisa Suresi: 60)

“Onlara, “Haydi; Allah’ın indirdiği Kur’an’ın hükmüne ve Peygamberin sünnetine gelin!” denildiği zaman, bu münafıkların senden büsbütün yüz çevirdiklerini görürsün.” (Nisa Suresi: 61)

Evlilik yaşının ne olması gerektiğine bakmadan önce Allah’ın haram kıldığı şeylerin kınanması ve yasaklanması gerektiğini, buna mukabil Allah’ın helal kıldığı şeylerin ise teşvik edilerek saygı duyulması gerektiğini öğrenmemiz gerekiyor. Dolayısıyla; Müminler eşleriyle ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

İslam evrensel bir dindir, belli bir coğrafyaya veya sadece bir millete indirilmiş bir din değildir. Bu sebeptendir ki bu dinin hükümleri evrensel olduğu gibi bireysel, bölgesel ve istisnai meselelere de çözümler sunmuştur.

Kadınlarda; ergen olma yaşı sıcak bölgelerde yaklaşık 9-10 yaşlarında başlar. Kutuplara doğru gidildikçe yani sıcaklık düştükçe ergenlik yaşı yükselir. Bizim coğrafyamızda ergen olma yaşı 11-12 yaş civarıdır. Dolayısıyla bizim coğrafyamızda 9-10 yaşında olan bir kadın ergen olmadığı için çocuk hükmündedir. Daha soğuk bölgelere doğru gidildikçe kadınlarda ergen olma yaşı 13-14 yaşlarına kadar çıkabilir. Bu bölgelerde ise 11-12 yaşına kadar olanlar ergen olmadıkları için mükellef sayılmazlar, dolayısıyla çocuk hükmündedirler. Dolayısıyla ergenliğe girme iklimin sıcaklığına, kadının bedensel, ruhsal gelişimine göre minimum 9 yaşında başlar. Ergenliğin başlamasıyla da evlenme isteği ve arzusu yavaş yavaş başlar.

Özellikle kadınların evlilik yaşında olduğu gibi erkeklerin de evlilik sayısında İslam hükmünü vermiştir. Ergenliği yeni başlayan birinin hemen evlenmesi tavsiye edilmez ancak ergen olan kişi evlilikte ısrar ediliyorsa böyle bir evlilik yasaklanamaz ve yasaklanması da doğru değildir. Çünkü ergenliğe giren her insan artık helal ve haramdan sorumludur. Bir konuda sorumluluk aynı zamanda bazı hakları gerektirir. Kişi yeni ergen olsa da zina gibi bir haramı işlediği zaman nasıl İslam’ın cezai müeyyidelere muhatap oluyorsa işte bu kişinin evlenme arzu ve isteğini de kimse engelleyemez.
Allah mümin erkeklere dörde kadar evlenmeyi helal kıldı, Peygambere ise ona mahsus olmak üzere çok sayıda kadınla evlenmeyi helal kıldı. Peygamberin veya sıradan bir Müslümanın birden fazla kadınla evlenmesini eleştirmeyi, kınamayı ve bu hususlarda ileri geri konuşmayı Allah Teâlâ yasaklamıştır. Allah’ın helal kıldığı bir şeyi eleştirmek, kınamak ve bu hususta ileri geri konuşmak kâfirliğin alfabesidir. Bu Müslümana yakışan bir ahlak değildir. Kâfirler dini, peygamberi ve onun ümmetini aşağılamak, itibarsızlaştırmak ve insanların gözünde düşürmek isterler.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Ancak, eşleri ya da, sahip oldukları savaş esiri cariyeler hariç; çünkü onlar, hanımlarıyla veya cariyeleriyle olan ilişkilerinden dolayı asla kınanmazlar.” (Mümin’un Suresi: 6)

“Onlar, iffet ve namuslarını koruyanlardır. Ancak hanımları ya da sahip oldukları savaş esiri cariyeler hariç. Çünkü onlar, hanımlarıyla veya cariyeleriyle olan ilişkilerinden dolayı asla kınanmazlar.” (Mearic Suresi:29 – 30)

Her kimde evlilik dışı yollara tevessül ederek veya sapıkça ilişkilere yönelerek Allah’ın belirlediği helal ve haram sınırlarına riayet etmez ise işte onlar kınanmayı, cezayı hak eden azgın kimselerdir.

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Ama her kim bunun ötesine geçmeye kalkışırsa işte onlar, sınırı aşan kimselerdir!” (Mearic Suresi: 31)
Dolayısıyla meşru yollarla cinsel duyguları tatmin etmek kişiyi hiçbir zaman Allah’tan uzaklaştırmaz. Hatta kişi eşiyle cinsel ilişkilerinden dolayı sevap alır. Çünkü İslâm’da ruhbanlık yoktur.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

”Sizden birinizin eşi ile cinsi münasebette bulunmasında bile sadaka (sevabı) vardır.” buyurunca ashap hayret ve merakla:

“Ya Resulalah! Bizden biri cinsel arzularını tatmin eder de bu sebeple ona nasıl sevap verilir?” diye sorar.
Resulullah şöyle buyurdular: “Zina yapacak olsaydı yaptığı zinadan ötürü günaha girmeyecek miydi? Bunun gibi nikâhlı eşiyle tatmin bulduğu zaman da kendisine sevap verilir.” (Müslim, Müsned)

Çok eşlilik Allah’ın helal kıldığı bir evliliktir. Hiçbir sebep ve hikmeti olmasa bile peygamber veya sıradan bir Müslüman arzu ederse birden fazla kadınla evlenebilir. Bir kadınla evlenmek nasıl helal ve normal bir şeyse birden fazla kadınla evlenmek te aynı şekilde helal ve normal bir şeydir. Bu konuda kimse kınanmaz ve engellenmez.
Evlilik konusunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in örnek evliliklerine bir göz atalım.

Müsennif VELİOĞLU