El Kaide Mali’deki esir takasını kutluyor

Mali yönetimi ile El Kaide arasında geçtiğimiz günlerde gerçekleşen esir takası sonrası 200'den fazla cihat yanlısı serbest bırakıldı.

Mali yönetimi 8 Ekim’de yaptığı açıklamayla, Fransız yardım görevlisi Sophie Petronin, İtalyan uyruklu Nicola Ciacco ile Pierluigi Maccali ve Malili muhalif isim Soumaila Cisse’nin El Kaide tarafından serbest bırakıldığını dünyaya ilan etmişti.

Mali yönetimi, rehinelerin serbest kalması için, sayıları 200’e yakın çoğu cihat yanlısı mahkûmu bir esir takası anlaşması çerçevesinde salıvermişti. Anlaşmanın tamamlanmasının ardından örgüt, sanal ortamın yanı sıra sevincini Mali’nin kuzeyinde gerçekleştirilen geniş çaplı katılımlı bir etkinlikle de kutladı.

Takasın gerçekleşeceğine dair ilk ipuçları Malili yerel sosyal medya hesaplarında 4 Ekim’den itibaren bazı mahkûmların ülkenin kuzeyine nakledilmeye başladığına dair iddialar şeklinde ortaya çıktı. Daha sonra ise AP dâhil birçok haber organı aralarında Cisse’nin de olduğu bazı isimlerin serbest kalacağına dair söylentilerin olduğunu yazdı. Sonraki birkaç gün boyunca ise Petronin’in de takasa dâhil edildiğine dair haberler çıktı.

Takas çerçevesinde serbest bırakılacak mahkûmların sayısı hakkında farklı yorumlar yapıldı. Malili yetkililer ilk başta 180 kişinin salınacağını söylerken cihat yanlıları bu sayının 206 olduğunu açıkladı. Takastan sonra Fransız yayın organlarında çıkan haberlere göre ise 204 mahkûm serbest bırakıldı ki bu cihat yanlılarının verdiği sayıya daha yakındır.

cnim1.jpg

CNİM lideri İyad eg Gali (soldan ikinci), mahkumların serbest kalması sonrası kutlamalara katıldı

Sosyal medyada El Kaide ile bağlantılı olan gayrı resmi kanallar ve hesaplar 5 Ekim’den itibaren şifreli kutlama mesajları yayınlamaya başladılar. Cihat yanlısı grubun sempatizanları ve bazı grupla ilişkili olduğuna inanılan hesaplar dışında henüz sosyal medyada El Kaide tarafından takas hakkında bir yorum yapılmadı.

El Kaide bu yazının yayımlandığı tarihte, yapılan anlaşmaya dair henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Yine de El Kaide yanlısı hesaplar Malili yetkililer tarafından 206 mahkûmun serbest bırakıldığına dair bilgiler yaymakta geç kalmadı. Mali devletinin anlaşmayı resmi olarak doğrulamasının ardından aynı hesaplardan bu sefer de hem serbest bırakılan mahkûmlara hem de ülkenin kuzeyine gönderilen rehinelere ait fotoğraflar servis edildi.

Bahsi geçen fotoğraflardan bir tanesinde dört rehinenin serbest bırakılıp, kendilerini Bamako’ya götürecek uçağa bindirilmeden önce kuzey Mali’de tutuldukları görülüyor. Görsel üzerinde, El Kaide’nin esir takasını kutladığı ve Mali ve diğer bölgelerdeki üyelerini esir düşmüş cihat yanlılarının serbest kalmasına vesile olmaları hasebiyle JNIM’i (El Kaide’nin Batı Afrika yapılanması Nusret el İslam vel Muslimin Cemaati) tebrik ettiği yazmaktadır.

cnim2.jpg

İyad eg Gali ve diğer CNİM liderleri, mahkumların serbest kalması sonrası kutlamalarda

Asıl görsel servisi ise 10 Ekim’de El Kaide savaşçılarının ve salıverilen mahkûmların kuzey Mali’nin bilinmeyen bir yerinde bir araya geldiği geniş katılımlı etkinliğin görsellerinin ifşa edilmesiyle oldu. Görüntülerde cihat yanlılarının birbirini tebrik ettiği, salıverilen mahkûmlarla birlikte namaz kıldığı ve büyük bir ziyafet verildiği görülmektedir. Etkinlikte en çok göze çarpan kişi ise bölgenin emiri İyad eg-Ghali oldu.

Araştırmacı isim Heni Nsaibia’nın ilk kez raporladığı üzere görüntülerde yer alan iki eski mahkûmun isimleri Aliou Mahamar Toure ve Mahamoud Barry olarak doğrulandı. Toure, El Kaide bağlantılı “Batı Afrika’da Birlik ve Cihad” grubunun geçmişte Gao şehrini kontrol altında tuttuğu süreçte “İslami Polis Müdürü” sıfatıyla görev yapmış ve 2013’ün son aylarında yakalanmıştı.

Barry ise yakalanmadan önce örgüt bünyesindeki Macina Ketibesi’nin komutanlığını yaparken 2016’nın temmuz ayında orta Mali’de yakalanmıştı. Macina Ketibesi tarafından 2016 yılında servis edilen ilk görsel çalışmasında öne çıkan ve videoda “Şeyh Yahya” olarak tanıtılan kişi Barry idi.

cnim2.jpeg

İyad eg Gali ve diğer CNİM liderleri, mahkumların serbest kalması sonrası kutlamalarda

El Kaide üyesi silahlı kişilerce Fildişi Sahili’ndeki Grand Bassam şehrinde 2016 yılının mart ayında gerçekleştirilen saldırının fikir babası olduğu bilinen Mimi Ould Baba OuldCheikh isimli örgüt üyesinin de salınanlar arasında olduğuna dair çıkan haberler bir süreliğine kafa karışıklığına sebep oldu.

Ould Cheikh’in 2016 yılında Burkina Faso’nun başkenti Ouagadougou’da bir otelde gerçekleştirilen ve aralarında bir Amerikalının da olduğu 30 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyla da bağlantısının olduğu bilinmektedir. Ould Cheikh, 2017 yılının ocak ayında Mali’nin kuzeyinde tutuklanmıştı.

Bahsi geçen şahsın ilk etapta esir takası anlaşması çerçevesinde Malili yetkililer tarafından serbest bırakılmasına dair planlar yapılsa da Amerikalı yetkililerin bu durumun hayata geçmemesi için müdahale etmesi sonucu Ould Cheikh salınacaklar listesinden çıkartıldı. Şahsın şu anki vaziyeti belirsizliğini muhafaza etmektedir.

Bu son esir takasının, El Kaide’nin esir düşen militanlarını kurtarmak adına başlattığı, 2019 Kasım ayı ile 2020 Ocak ayı arasında devam eden uzun soluklu askeri harekâtın bir eseri olduğu ortadadır. El Kaide bu tarihler arasında Mali ve Burkina Faso’da en az üç kez üyelerini kurtarmak amacıyla hapishanelere saldırmıştı.

2019’un kasım ayında, Timbuktu’nun güney bölgesinde yer alan Dire Hapishanesi’ne yönelik saldırının ardından örgüt resmi bir açıklama yapmış ve “Bu vesile ile esir düşen kardeşlerimize verdiğimiz sözü bir kez daha yeniliyoruz ve onlara diyoruz ki biz sizi unutmadık ve asla unutmayacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Bu yerel açıklamanın ardından El Kaide merkez komutanlığı da bölgedeki yapılanmayı (JNIM) gerçekleştirilen operasyon için tebrik eden ve cihat yanlılarının hapishanelerden kurtarılması çabalarına devam edilmesini teşvik eden resmi bir açıklama yapmıştı.

Salınan Rehineler

İlk başta, anlaşma çerçevesinde sadece Cisse ve Petronin’in salındığı haberi gelse de 8 Ekim’de anlaşmanın Mali devleti tarafından resmi olarak doğrulandığı açıklamada ilave olarak iki İtalya vatandaşının da serbest kaldığı ortaya çıktı. Malili yetkililer tarafından servis edilen 6 Ekim tarihli bir dokümanda, o gün “dört rehinenin de serbest bırakıldığının onaylandığı” ibaresi yer almıştı.

Arap asıllı Fransız gazeteci Wassim Nasr’ın haberine göre söz konusu takas anlaşması için yapılan pazarlıklar eski Mali Başkanı İbrahim Boubacar Keita’nın liderliğinde bu yılın ilk aylarında başladı. Bu süreç, ağustos ayında Bamako’da askeri darbe ile iktidara gelen cunta yönetimi ve geçiş hükümeti tarafından kesintiye uğramadan devam ettirildi.

soumaila.jpg

Soumaila Cisse

Mali’deki en önemli muhalefet liderlerinden birisi olan Cisse, mart ayında ülkenin kuzeyindeki Timbuktu’da seçim kampanyası için bulunduğu sırada cihat yanlıları tarafından ele geçirilmişti.

Nicola Ciacco, 2019’un başlarında Mali sınırları içinde Timbuktu ile Douentza arasında bir mevkide, PierluigiMaccali ise 2018’in eylül ayında Nijer’in Tillaberi bölgesinde kaçırılmıştı.

Salınan rehineler arasında örgüt tarafından en uzun süredir rehin tutulan Petronin 2016 yılının aralık ayında Gao’da kaçırılmıştı. Petronin, JNIM tarafından 2017 ve 2018 yılları boyunca servis edilen birçok videoda yer almış, bu videolarda kendisinin sağlık durumunu vurgulayan El Kaide üyeleri, rehinenin salınmasına yönelik masaya oturması için Fransa üzerinde baskı kurmak istemişti.

Mali'de El Kaide tarafından kaçırılan Sophie Petronin Müslüman olduğunu açıkladı

Sophie Petronin

Örgüt üç yabancı rehineyi serbest bıraktı ancak JNIM’nin elinde hala çok sayıda yabancı rehine olduğu bilinmektedir. Bu rehineler arasında, Nisan 2015’te Burkina Faso’da kaçırılan Romanyalı Julian Gerghut; Ocak 2016’da yine Burkina Faso’da kaçırılan Avustralyalı Ken Elliott; Şubat 2017’de Mali’nin güneyindeki Sikasso bölgesinde kaçırılan Kolombiyalı Gloria Navarez de bulunmaktadır.

El Kaide tarafından 2016 yılının ocak ayında Timbuktu’da kaçırılan İsviçreli misyoner Beatrice Stockly’nin yapılan esir takasına kadar hala hayatta olduğu varsayılmaktaydı. Salınan rehinelerden Sophie Petronin’in, Bamako’ya varmasının ardından Fransız yetkililere verdiği brifingde Stokcly’nin geçtiğimiz ay infaz edildiğini söylemesinin ardından harekete geçen Fransız ve İsviçreli yetkililer rehinenin ölümünü doğruladı.

Yukarda zikredilen rehinelerin yanı sıra, Sahel bölgesinde El Kaide’nin düşmanı IŞİD’in “Büyük Sahra Vilayeti” (ISGS) isimli yapılanmasının elinde de iki yabancı esir olduğunu ilave etmek gerekir. Örnek olarak, ISGS’in, Ekim 2016’da Nijer’in Tahoua bölgesinde kaçırılan Amerikalı Jeffrey Woodke’yi elinde tuttuğu tahmin edilirken, Nisan 2018’de Nijer’in Ayorou kentinde kaçırılan Alman uyruklu Jorg Lange’nin de ortadan kaybolmasının ardında olduğundan şüphelenilmektedir.

Sahara ve Sahel bölgelerindeki rehine operasyonları geçmişte El Kaide’nin üst düzey liderleri tarafından yönetilirdi. Mesela, o zamanki adıyla İslami Mağrib El Kaidesi (AQIM) Emiri Abdülmalik Droukdel, al-Jazeera'ya 2010 yılının sonlarına doğru verdiği röportajda “… hangi şekilde olursa olsun gelecekte bu mesele üzerine yapılacak pazarlıkların tümü Şeyh Usame bin Ladin’imiz ile … Yine onun şartları çerçevesinde yapılacaktır” ifadesini kullanmıştı.

Usame bin Ladin’in Pakistan’ın Abbottabad’daki evinde ele geçirilen belgeler, örgütün liderinin gerçekten de bu seviyede bir kontrol sahibi olduğu doğrulamıştı. Ancak, aradan geçen 10 yılın ardından Sahel’deki yabancı rehineler hususundaki bu dinamiğin hala geçerli olup olmadığı belirsizdir. JNIM, büyük olasılıkla bu konuda belirli bir seviyede artık kendi kararlarını almaktadır.

El Kaide’nin küresel liderliğinin coğrafi olarak farklı unsurları bünyesinde barındırmasından dolayı biraz önce bahsedilen “özerkliğin” sınırları tam belli olmayabilir zira AQIM liderlerinden, aralarında Abdülmelik Droukdel’in de bulunduğu bazılarının aynı zamanda El Kaide’nin üst düzey yöneticileri arasında olduğuna inanılmaktadır.

Bu durum, JNIM’in El Kaide’nin hali hazırdaki operasyonları çerçevesinde büyük önem arz etmesi hasebiyle İyad Ghali gibi yerel JNIM liderlerinden bazılarının da El Kaide’nin “üst düzey liderleri” arasında olabileceği anlamına gelmektedir.

Gerek Avrupalı gerek yerel devletler ile yürüttüğü rehine pazarlıkları neticesinde El Kaide’nin Sahel ve Sahra’da gerçekleştirdiği rehine kaçırma operasyonlarından elde ettiği gelirin milyonlarca dolar olduğu bilinmektedir. Bir fikir vermesi açısından eldeki raporlara göre El Kaide’nin Kuzey Afrika yapılanmasının 2008 ile 2013 yılları arasında fidye olarak 100 milyon dolar kazandığı aktarılmaktadır.

Yerel gazeteciler, Mali’deki son rehine takası anlaşmasının da finansal açıdan diğerlerinden farklı olmadığını, El Kaide Batı Afrika yapılanmasının bu anlaşmadan en az 10 milyon euro aldığını aktarmaktadır. Eğer bu meblağ gerçekten doğruysa, El-Kaide'nin yerel kolunun bu tür rehine kaçırma operasyonlarına bakış açısının aynen devam etmesi kaçınılmazdır.

Long War Journal'den tarafından kaleme alınan bu analiz Mepa News okurları için Türkçeleştirilmiştir.