El Kaide lideri Zevahiri 11 Eylül’ün yıldönümünde konuştu

11 Eylül saldırısının on dokuzuncu yıldönümünde El Kaide lideri Eymen El Zevahiri'nin uzun bir konuşması yayınlandı.

11 Eylül saldırısının on dokuzuncu yıldönümünde El Kaide lideri Eymen ez Zevahiri'nin uzun bir konuşması yayınlandı.

Sosyal medya üzerinden servis edilen videoda El Kaide lideri, El Cezire'ye yüklendi. Özellikle bu televizyon kanalının ürettiği bir belgesel filmi eleştirerek ''Bunun mücahitlerin davasını baltalamayı amaçlayan bir propaganda olduğunu'' iddia etti.

Yayınlanan mesajın odağı ilgi çekici olmasına rağmen videonun yayınlama zamanlamasının İsrail ve Bahreyn Krallığı arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ile aynı zamana denk gelmesi dikkat çekti. "Yüzyılın Anlaşması Yahut Yüzyılın Haçlı Seferi" başlıklı videoda, ABD ile İsrail öncülüğüneki normalleşme girişimleri de sert şekilde eleştirildi.

El Cezire'ye eleştiri

Konuşmanın büyük çoğunluğu, 2019'da yayınlanan bir El Cezire belgesel filmini hedef aldı.

Zevahiri'nin hedef aldığı film, "Bahreyn'deki monarşinin Şii muhalefet üyelerinin peşine düşmek için cihatçıları kiraladığını" ve bunlar arasında eski bir El Kaide üyesi olduğu iddia edilen Muhammed Salih Ali Muhammed'in bulunduğuna dair hikayeye odaklanıyor.

Öte yandan Zevahiri, Muhammed Salih'in asla El Kaide saflarında yer almadığını ve dolayısıyla hikayesinin hiçbir anlam ifade etmediğini belirterek iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

El Kaide daha önce de söz konusu belgeselin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek El Cezire'ye tepki göstermişti.

Zevahiri'nin ana argümanlarından biri, Muhammed Salih'in ifadesinin, El Kaide'nin 2013'te internet üzerinden yayınladığı "Cihadi ilkeler"e aykırı olduğu yönünde.

Zevahiri, ''Amerika'nın yerel müttefiklerinin El Kaide'nin düşmanları olduğu göz önüne alındığında, Bahreyn Kralı'nı dinden çıkmış ve hain düşmanlarımızdan biri olarak gördüğümüz açık. Bu düşmanlık, Muhammed Salih Ali Muhammed’in Kral'ı memnun etme hevesi ile nasıl bağdaştırılabilir?'' ifadelerini kullandı.

Zevahiri, Salih'in hikayesinin yalnızca 2013'te El Kaide'nin yayınlamış olduğu ilkelerde belirtilen politikalarla değil, aynı zamanda Usame bin Ladin'in direktifleriyle de çeliştiğini belirtti.

Bağdadi'ye eleştiri

El Kaide lideri, IŞİD'in geçtiğimiz yıl öldürülen lideri Ebu Bekir El Bağdadi'yi de bu ilkeler ışığında hedef aldı.

Zevahiri, 2013 ilkelerinin "El Kaide'nin yerel organlarına da danışıldıktan sonra yayınlanan umuma açık bir belge" olduğunu belirtirken bu ilkelerin halka yayınlanmadan önce Bağdadi'ye de gönderildiğini belirtti.

Zevahiri, Bağdadi'nin bu konu hakkında bir yorum yapmadığını belirtirken, yönergeler umuma açık yayınlandıktan sonra da herhangi bir yorum yapmadığını söyledi.

''Ancak El Kaide genel liderliği, kendisinin aleyhinde kararlar verdikten ve onu gruptan azlettikten sonra aldatıcı medya gücüyle propagandaya girişti. Yalan bağımlısının tedavisi var mıdır?''

Zevahiri, Bağdadi'ye ve Irak'taki oluşuma, El Kaide'nin genel ilkelerine yorum yapma veya itiraz etme fırsatı verildiğini ifade etti. Zevahiri şunları söyledi:

''Ancak Bağdadi ve adamları, El Kaide'ye muhalif olmaya karar verene kadar ilkelerin içeriğine itiraz etmedi. Sonraları ise ideolojik gerekçelerle El Kaide ve politikalarına düzenli olarak karşı çıktılar.''

''Cundullah ekibi ile Kaide arasında bir bağ yok''

El Kaide'nin lideri, El Cezire'yi, El Kaide'yi bir İran ve Pakistan'daki Belucistan bölgesinde faaliyet gösteren Cundullah örgütüyle ilişkilendirmeye çalıştığı için de hedef aldı.

Zevahiri, "El-Cezire'ye göre El Kaide, Cundullah ile bağlantılıymış" ifadelerini kullanırken ''El Cezire safsatasının, Cundullah'ın ilişkilerini Bahreyn istihbaratıyla bağlantılı olan Ebu Hafs el Beluçi aracılığıyla izlediğini ve dolayısıyla El Kaide'nin Bahreyn istihbaratıyla bağlantılı olduğunu iddia ettiğini'' belirtti.

Bu iddianın gerçekten uzak olduğunu belirten El Kaide lideri, "Bunun iftira olduğunu ve kirli ABD propaganda savaşının bir örneği olduğunu" savundu.

Zevahiri, Cundullah grubunun sözcüsünün bir röportajında, grubun Taliban veya El Kaide ile hiçbir ilgisi olmadığını belirttiğini söylerken bu bağlantı iddialarının ise İran İçişleri Bakanlığı'nından geldiğini ifade etti.

Zevahiri, ''Dolayısıyla, El Cezire'nin, El Kaide'yi Cundullah ile ilişkilendirme girişimleri, İran İçişleri Bakanlığı'nın medya politikası ile uyumludur.'' ifadesini kullandı.

'Ebu Zübeyde' iddiası

Zevahiri, Ebu Zübeyde'nin ABD elinde maruz kaldığı sert muameleden bahsederken "Kendisinin kurtuluşa ermesini niyaz ettiğini" söyledi.

2002 yılının Ağustos ayında, bir grup FBI ve CIA ajanı ile Pakistan güvenlik güçleri, Ebu Zübeyde ve diğer 50 kişiyi Pakistan'ın Faysalabad şehrinde yakalamıştı.

El Kaide mensubu olduğu gerekçesiyle yakalanan Ebu Zübeyde, asıl adıyla Zeynelabidin Muhammed Hüseyin, önce ABD'nin ülke dışındaki merkezlerinde, daha sonra ise Guantanamo'da ağır işkenceler gördü.

Yapılan işkenceleri avukatlarına anlattığı sırada kendisine günlerce "waterboarding" -suda boğulma hissi oluşturan bir tür işkence- uygulandığını, oksijensizlikten göğüs kafesinin patlayacak gibi olduğunu söyleyen Ebu Zübeyde, bunların yanı sıra duvara asıldığını, kafasının defalarca duvara vurulduğunu; çeşitli stres pozisyonlarına sokularak parmak uçları üstünde durmaya zorlandığını, 8 güne yakın uykusuz bırakıldığını ve uykusuz hâldeyken sorguya çekildiğini; küçük kutularda saatlerce tutulduğunu anlatmıştı.

Zevahiri, Ebu Zübeyde'den raporda 50 kez bahsedilmesine rağmen, 11 Eylül Komisyonu'nun nihai raporunda Ebu Zübeyde'nin Suudi kraliyet ailesiyle olduğu iddia edilen bağlardan bahsedilmediğini belirtti.

Ebu Zübeyde'nin Suudi kraliyet ailesinin üyeleriyle olduğu iddia edilen ilişkisi, eski bir CIA görevlisi olan John Kiriakou tarafından yazılan bir kitapta yer almıştı.

El Kaide'nin yayın organı Es Sahab, yeni yayınlanan videoda Kiriakou'nun kitabından alıntılara yer verirken güvenilir bir kaynak olmadığını ve hikayenin çelişkili bilgilere dayandığını belirtti.

''El Kaide herhangi bir yabancı hükümetle çalışmıyor''

Zevahiri, tüm bu hikayelerin “Mücrim Amerika'ya, petrol hırsızına, topraklarımızın işgalcisine, İsrail'i oluşturana, güçlerini topraklarımıza ve denizlerimizde konuşlandıranlara, Kudüs'ün Yahudileştirilmesinin kışkırtıcılarına ve bizleri yönetmeleri için sahte liderler ekenlere geri döndüğünü'' söyledi.

El Kaide lideri, El Cezire'nin ''mücahitleri olumsuz gösteren'' iddialarını yalanlayarak bu kanalı, ''Kirli bir ABD propagandasının parçası olmakla'' suçladı.

Eymen ez Zevahiri, El Kaide'nin çeşitli istihbarat teşkilatları tarafından farklı ülkelerin ajanı olmakla suçlanmasını da eleştirdi:

"Bizi Amerika, İsrail, İran, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn, Rusya, Mısır vesaire gibi devletlerle istihbaratçılık oynamakla suçluyorlar. El Kaide diğer açılardan da onursuz olmakla suçlanıyor. Ancak herhangi bir izleyici bizi yargılamak isterse, en değerli varlığımız olan El Kaide'nin mesajını görmek zorunda. Bu mesajın ümmet tarafından alınması ve kabul edilmesi bizim gerçek zaferimizdir.''

Akademik literatüre katkı sağlamak adına içerikteki ifadeler asıl haliyle aktarılmıştır.

Kaynak: Mepa News