Batı Afrika’da geçmişten bugüne cihat yanlısı yapılar ve El Kaide-IŞİD savaşı

El Kaide ve IŞİD arasında son dönemde Batı Afrika'da yaşanan çatışmalarda gözle görülür bir artış yaşanıyor.

IŞİD'in Nisan 2013 tarihindeki 'Devlet' ilanı, sonrasında El Kaide ile olan bağlarını kesmesi ve 2014 yılının Haziran ayında 'Halifelik' ilan etmesiyle, başta Suriye olmak üzere tüm küresel çatışma bölgelerinde açık bir IŞİD-El Kaide rekabeti başladı.

Bu rekabet sonucunda kimi bölgelerde El Kaide varlığını koruyarak IŞİD'i büyük ölçüde saf dışı bırakırken, bazı bölgeler ise IŞİD'in kontrolünde kaldı. IŞİD buna ek olarak El Kaide'nin etkin olmadığı bazı coğrafyalarda da yapılandı.

El Kaide-IŞİD rekabetinin kendisini en çok hissettirdiği bölgelerden biri ise şüphesiz Batı Afrika.

Bu bölgede özellikle son dönemde artan çatışmalar, Batı Afrika için yeni bir sürecin başladığı şeklinde yorumlanıyor.

El Kaide'nin Batı Afrika geçmişi

El Kaide'nin Batı Afrika'daki varlığı, 1990'lı yıllara dek uzanıyor. Bu bölge, cihat yanlılarının dünya çapında organize oldukları süreçlerde, küresel cihat hareketlerinin teorisyenlerinin önem verdiği birkaç bölge arasındaydı.

Bu süreçte cihat yanlılarının en etkin olduğu bölge 90'lı yılların başlarında Cezayir oldu. Cezayir'deki İslamcı bir parti olan ve İslami kesimleri çatısı altında toplayan İslami Selamet Cephesi'nin seçim başarılarının ardından gelen askeri darbe sonrası Cezayir bir iç savaşa sürüklendi.

İlk başta mücadele İslami Selamet Cephesi'ne bağlı Silahlı İslami Hareket (MIA) ağırlıklıydı. Fakat kısa bir süre sonra, Silahlı İslami Cemaat (GIA) ortaya çıktı.

Cezayir'de sivilleri de hedef alan ve "dehşet verici" olarak nitelenen eylemlerin çoğuna GIA imza attı. İsmen İslamcı olsalar da, bugün bu gruba Cezayir gizli servisleri tarafından sızılmış olduğu belirtildi. Birkaç eski Cezayir istihbarat yetkilisi de bunu kabul etmişti.

cezayiricsavas.jpeg

Cezayir iç savaşı Batı Afrika'daki cihat yanlısı hareketin tarihinde önemli bir noktaydı

Zamanla İslami grupların marjinalize olmasıyla şiddet yavaş yavaş düştü ve savaş son GIA emiri Anter Zuabri'nin 2002 yılında öldürülmesiyle fiilen sona erdi. Süreç içerisinde birçok yapı GIA'dan koptu ve yeni gruplar teşkil edildi.

Ülkede savaşa devam eden ve güney kesimlere çekilen bazı gruplar zamanla El Kaide'nin bölgedeki varlığının temelini teşkil edecek yapıları oluşturdu. Bunlardan en önde geleni "Cemaatu's Selefiyye li'd Dave ve'l Kıtal" (Davet ve Savaş İçin Selefi Cemaat) idi. Bu grup zaman içerisinde El Kaide ile daha yakın ilişkiler kurdu. Moritanya, Mali, Nijer, Libya, Çad gibi ülkeler üzerinden bölgeye yayılan bu yapı, 2007 yılında resmi olarak El Kaide'ye bağlandı ve İslami Mağrib El Kaidesi (İMEK) kurulmuş oldu.

Bölgedeki yapılanmada, Libya'da 1990'lı yılların ortasında kurulan "Cemaatu'l İslamiyye el Mukatile bi Libya" (Libya İslami Savaş Grubu) da rol oynadığı ifade edilir. Özellikle El Kaide'nin birçok lider isminin geçmişte bu yapıyla bağlantılı olduğu bilinmektedir.

Batı Afrika'da El Kaide yapılanmaları

El Kaide, Batı Afrika'nın coğrafi ve siyasi konumunu kullanarak zaman içerisinde ciddi bir güç kazandı ve tüm bölgeye yayılma sağladı.

Batı Afrika'nın genelinde cihat yanlısı grupları anlamak için öncelikle bölgenin coğrafyasının farkında olmak gerekiyor. Tüm bölgeyi kat eden Sahra Çölü, içerisindeki dağlar ve geniş düzlüklerle bu gruplar için ülkeler arasındaki sınırları etkisiz hale getiriyor.

Yüzlerce kilometrelik sınırların devletler tarafından santim santim kontrolü imkansız olduğundan, 2000'li yılların başlangıcından bu yana Batı Afrika'da cihat yanlısı gruplar için ülke sınırlarının belirleyici bir faktör olmadığı oldukça açık.

Bu kapsamda El Kaide, yerel halklar ve gruplarla da ilişki kurarak Batı Afrika'daki ağını günden güne derinleştirdi. 2011 yılında Libya'da Muammer Kaddafi'yi deviren iç savaş ve bunun komşu ülkelere, özellikle Mali'ye yansıması, El Kaide için bir fırsattı. Mali kuzeyinde bu süreçten sonra şiddetlenen ayrılıkçı hareketlerden yararlanan yapı, Mali'nin 3'te 2'lik kesiminde etkili bir şekilde varlık göstermeye başladı. Bu gelip geçici bir hakimiyet olmaktan öte, Batı Afrika'da El Kaide için yeni bir "Afganistan" anlamına geliyordu.

maliek.jpeg

Mali'de El Kaide, Malili yerel cihat yanlıları ve bölgeden diğer yabancılarla birlikte görece olarak homojen bir organizasyon kurdu

Mali'deki ayrılıkçı hareketlerin ve Batı Afrika'da cihat yanlısı grupların güç boşluğunu kendileri açısından başarılı şekilde doldurması, aslında bölge ülkeleri için yeni bir dönemin başladığını gösteriyordu. Temelde Mali, Cezayir, Libya, Moritanya gibi ülkelerde varlık gösteren küresel cihat yanlısı gruplar Mali'deki ayrılıkçı hareketten ciddi anlamda yararlandılar.

Mali'nin yarısından fazlasını ele geçirecek boyutta varlık gösteren cihat yanlısı güçler ve ayrılıkçı hareketlerin ittifakının, basit ve geçici bir yerel çıkış olmadığı zamanla anlaşıldı.

Mali'ye yönelik 2013 yılında başlayan Fransız müdahalesi ve cihat yanlılarına karşı bölge ülkelerinin askeri ittifakı, ülkedeki silahlı grupların varlığını bitiremediği gibi, bu varlığın tüm bölge ülkelerini tehdit etmesine yol açtı. 2017 yılına gelindiğinde, zaman içerisinde Mali ve Batı Afrika'da El Kaide’ye bağlı tüm gruplar "Cemaat Nusret el İslam vel Muslimin" (CNİM) adı altında bir araya geldi. Batı Afrika'da artık El Kaide için yeni bir süreç başlıyordu. 2017 yılının Mart ayında gerçekleştirilen birleşim, bölgede var olan tüm El Kaide bağlantılı grupları bir araya getirmişti. Bu gruplar arasında Ensaruddin, El Murabitun, Macina Özgürlük Cephesi ve İslami Mağrip El Kaidesi'nin Sahra kolu bulunuyordu. Bu birleşimin ardından Batı Afrika bölgesinde ve bilhassa Mali özelinde saldırılar daha kapsamlı, daha organize ve daha sık hale geldi. Bundan sonra İslami Mağrip El Kaidesi Mali'nin daha kuzeyinde kalan bölgelerde faaliyetini sürdürürken, CNİM Batı Afrika içlerine yöneldi. Nijer, Burkina Faso gibi ülkelere doğrudan, tüm bölgeye de dolaylı olarak nüfuz edildi.

Mali'de cihat yanlısı gruplar birleşti

2017 yılının Mart ayında Mali'deki El Kaide bağlantılı gruplar birleşti. Bölgenin önce gelen El Kaide bağlantılı liderleri yayınladıkları videoyla birleşmeyi açıkladı. (Soldan sağa Muhammed Kufa, Yahya Ebu Hamam, İyad Eg Gali, Hasan el Ensari ve Ebu Abdurrahman el Senhaci)

El Kaide'nin Batı Afrika kolu, hali hazırda tüm Batı Afrika ülkelerindeki nüfuz alanı ve Mali merkezli teşkil ettiği yapılanma ile, El Kaide için önemli bir güç niteliğinde. El Kaide Mali, Cezayir, Libya, Moritanya, Burkina Faso, Nijerya gibi ülkelerde doğrudan faal ve aktif halde.

IŞİD'in Batı Afrika'daki geçmişi

IŞİD ise, Batı Afrika'da El Kaide üzerinden devam eden cihat yanlısı geçmişe ek olarak, ilk kez 2014 yılında, İMEK'ten ayrılan "Cund el Hilafe" (Hilafetin Askerleri) adlı oluşumla beraber yapılanmaya başladı. Halid Ebu Süleyman adlı ismin liderliğindeki yapı 2014 yılının Eylül ayında IŞİD lideri Ebubekir Bağdadi'ye bağlılık yemini etti.

IŞİD'in Batı Afrika'daki yapılanmasını en çok güçlendiren olay ise, Nijerya'nın kuzeyinde etkin olan Boko Haram'ın IŞİD'e bağlanması oldu. Ebubekir Şekau liderliğindeki Boko Haram, 2015 yılının Mart ayında IŞİD'e katılarak etki alanını kuzeye, Çad Gölü bölgesine genişletti. Bunun ardından özellikle söz konusu bölgede Nijer ve Çad ordularına karşı oldukça geniş kapsamlı saldırılar düzenlendi. IŞİD'in bölgedeki yapılanması "Batı Afrika Vilayeti" olarak isimlendirildi ve zaman içerisinde, Nijerya'nın kuzeyindeki Çad Gölü merkez olmak üzere bölgeye yayıldı.

ebubekirsekau.jpg

Boko Haram lideri Ebubekir Şekau

Zamanla IŞİD Nijer, Mali ve Burkina Faso'da da yapılanmalar kurarak "Batı Afrika Vilayeti"ni genişletme yoluna gitti. Ancak IŞİD'in Batı Afrika'da en etkin olduğu nokta halen Çad Gölü çevresi. Bölge genelinde diğer cihat yanlısı gruplardan ve İslami yapılardan kopan kişilerin de IŞİD'e katılması ve bu küçük grupların bir araya gelmesi, örgütün etkinliğini artırdı.

IŞİD halen başta Nijerya'nın kuzeyi, Çad Gölü çevresi, Nijer'in güneydoğusu ve batısı, Mali'nin Menaka başta olmak üzere güneybatısı ve Burkina Faso'nun doğusunda etkinlik gösteriyor.

Batı Afrika'da El Kaide-IŞİD “rekabeti”

El Kaide ile IŞİD arasında fiili ve sözlü rekabet, IŞİD'in bölgede ilk kez varlık gösterdiği 2014 yılında başlamış olsa da, iki yapı arasında çatışmalar hiçbir zaman geniş bir boyuta ulaşmamıştı.

Rekabetin savaşa dönüşmesi yerel gerginliğin yanı sıra, IŞİD'in El Kaide'ye karşı söyleminin zirve yaptığı bir zaman denk geldi. Örgütün Yemen kolu da 2020 yılı Nisan ayı sonunda El Kaide'nin liderlerini hedef aldığı bir video yayınlarken, Nisan ayının ortalarında Batı Afrika'da El Kaide ile IŞİD arasında 2019'da başlayan çatışmalar şiddetlendi.

İki örgütün etki alanlarının kesiştiği bölge olan Mali-Burkina Faso hattında yoğunlaşan çatışmaların, IŞİD'in bölgedeki etki alanını genişletmek istediği bir döneme denk geldiği dikkat çekiyor.

Daha çok Mali'nin Menaka bölgesinde sınırlı olan IŞİD, bu süreçte varlığını Mali'nin orta kesiminden Moritanya sınırına kadar ulaştıracak hamleler planladı.

El Kaide ve IŞİD bağlantılı grupların bölgedeki dağılımı şu şekilde:

batiafrikaik.jpg

IŞİD'in medya kolunun El Kaide ile yaşanan çatışmaları daha fazla gündeme taşıdığı göze çarptı. IŞİD bölgede El Kaide'den ayrılan grupları bünyesine kattığı biliniyor ve örgüt bu paralelde, El Kaide'nin saflarından ayrılmalara sebep olacak yayınlar yaptı. Örgüte bağlı "Al Naba" adlı gazetede de El Kaide ile yaşanan çatışmalara yer verildi.

Nisan ayı sonunda IŞİD bölgede El Kaide güçlerine bir bombalı araç saldırısı düzenlerken, El Kaide'nin ise IŞİD'e karşı geniş çaplı askeri konvoylar sevk ederek kapsamlı saldırılar gerçekleştirdiği dikkat çekti. El Kaide güçleri bölgede IŞİD'e yakıt sağlayan kişileri gözaltına aldı, IŞİD'in etkinliğine engel olmak için kontrol noktalarını sıklaştırdı.

Çatışmalar;

– Mali'nin orta kesiminde yer alan Mopti bölgesinde bulunan Dialloube, Koubi, Djantakai ve Nigua'da,

– Mali'nin kuzeyindeki Timbuktu bölgesinde yer alan Ndaki'de,

– Mali'nin kuzeyindeki Gao bölgesinin In-Tillit yerleşimi yakınlarında,

– Nijer'in güneybatısındaki Tillaberi bölgesinin Aghay yerleşimi yakınlarında,

– Mali-Burkina Faso hattındaki Liptako-Gourma bölgesinde ve Burkina Faso kuzeyindeki Soum bölgesinde

yoğunlaştı.

Çatışmaların nasıl bir seyir izleyeceği ise merak konusu. IŞİD'in batı ekseninde genişleme isteği halinde çatışmaların yerini daha kapsamlı bir savaşa bırakabileceği tahmin ediliyor. Bölgede son dönemde Çad'ın askerlerini Mali'den çekmesi sonrası Fransa'nın, koronavirüs krizinin de etkisiyle askeri anlamda zor bir döneme girmesi bekleniyordu. Çatışmaların savaşa dönmesi halinde bölgede cihat yanlılarına karşı savaşan Fransa'nın rekabetten olumlu yönde istifade edebileceği düşünülüyor.

Kaynak: Mepa News