Almanya’dan Mısır ordusuna denizaltı teslimatı

Mısır dün, Almanya'dan aldığı yeni bir denizaltıyı donanmasına kattı.

Mısır Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Albay Tamer Rıfai konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Mısır donanmasının Kiel limanından denizaltıyı teslim aldığını söyledi.

Şarkul Evsat'ın haberine göre, Mısır Silahlı Kuvvetleri'nin resmi Facebook hesabından yayınlanan açıklamada Rıfai, Alman yapımı "209/1400" tipi denizaltının, Mısır ve Almanya tarafından 2014 yılında imzalanan dört anlaşmadan biri olarak teslim alındığını ifade etti. Mısır, Mayıs 2019'da da Almanya ile işbirliği çerçevesinde S-43 adlı denizaltıyı teslim almıştı.

Mısır'da darbeyle iş başına gelen Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi, 2014 yılında Almanya ile askeri işbirliği anlaşması imzaladı. Mısır hükümeti, ordunun savaş yeteneklerini geliştirmek adına Rusya, Fransa, Çin ve Almanya ile milyarlarca dolarlık askeri anlaşmalara imza attı.
Mısır, Alman yapımı ilk denizaltısını Nisan 2017'de teslim almıştı.

Mısır'da insan hakları ihlalleri

Mısır ordusunun Temmuz 2013'te Mısır'ın seçilmiş ilk devlet başkanı Muhammed Mursi'ye yönelik darbesi sonrası Mısır hapishanelerinde yıllardır süren durum kendini yeniden hatırlattı: İşkence ve tecavüz.

Tutuklama ve işkenceler yaygınlaştı

Cuntanın bir numaralı ismi olan ve ardından girdiği tartışmalı seçimde devlet başkanı seçilen Abdulfettah el Sisi, ordu ve polis eliyle uyguladığı baskıyla otoritesini pekiştiriyor. Darbe sonrası polis ve asker eliyle tutuklamalar, ortadan kaybolmalar ve işkenceler yaygınlaşmış durumda. Bu suçların birincil muhatabı ise Müslüman Kardeşler mensupları. "Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu" adlı insani kuruluş resmi merkezlerde Ağustos 2013 ile Aralık 2015 arasında 30 kişinin işkence sonucu öldüğünü, 2016 yılında ise işkence gördüğünü söyleyen 830 kişi bulunduğunu ve 14 kişinin de işkence nedeniyle öldüğünü rapor etti. Gerçek rakamların bundan çok daha fazla olduğu düşünülüyor.

Savcılar işkencede bizzat yer alıyor

Kendileriyle görüşmeler gerçekleştirilen tutukluların ifadelerine göre tutuklulara karşı öne sürülen suçlamaların çoğu uydurulmuş ve hukuki bir temele dayanmıyor. İşkence ve haksız tutuklama sürecine asker ve polisin yanı sıra hakimler ve savcılar da dahil olmuş durumda. Bazı savcıların tutukluları işkenceye geri göndermekle tehdit ettiği ve işkencede bizzat yer aldığı ve tutuklulara işkence yaptığı ifade ediliyor.

Tutukluların kimisi şafak vakti evine baskın düzenlenmesi sonrası yakalanırken kimisi ise sokak, okul, işyeri gibi kamuya açık mekanlarda gözaltına alınıyor. Bu olaylarda neredeyse hiçbir kişiye neden gözaltına alındığı söylenmiyor. Bazı vakalarda ise kişilerin aile üyeleri de onlarla birlikte gözaltına alınıyor.

İşkencenin dozu oldukça ağır

Yine eski tutukluların ifadelerine göre, işkenceler kıyafetleri tamamen çıkarılmış, gözleri ve elleri bağlanmış tutukluya, genellikle kulaklarından yahut kafasından elektrik verilmesiyle başlıyor. Bu aşamada tutuklu metal ya da tahta çubuklarla da dövülüyor. Eğer tutuklu istenilen cevapları vermezse, işkenceden sorumlu kişiler eleştrik şokunun dozunu artırıyor ve şok tabancasıyla tutuklunun cinsel bölgesine işkence uyguluyor. Bazı işkencecilerin bunu elektrik kablolarıyla da yaptığı belirtiliyor.

Tutuklulara tecavüz ediliyor

Bu işkencelerden sonra tutuklunun stres pozisyonlarında tutulması süreci başlıyor. Dakikalar yahut saatler süren bu aşamada tutukluya bazen elektrik verilme yahut sopalarla darp edilme süreci de devam ediyor.

İşkence merkezlerinde ve cezaevlerinde tecavüzün de yaygın olduğu biliniyor. Erkek tutuklulara karşı da tecavüz bir silah olarak kullanılıyor. Mısır'da güvenlik güçlerinin sistematik olarak işkence uyguladığı ve işkence eğitiminin yaygın olarak verildiği biliniyor.

19 yeni hapishane

2013 yılındaki askeri darbeden bu yana resmi rakamlara göre en az 60 bin kişi tutuklandı veya gözaltına alındı. Cezaevlerinde kötü şartların yanı sıra işkence ve tecavüz de rutin bir olaya dönmüş halde. İdam cezaları, bu şartlar altındaki çoğu mahkum tarafından bir kurtuluş yolu olarak görülüyor. Sisi yönetimi, mevut hapishaneler 'ihtiyacı' karşılamadığı için darbeden bu yana en az 19 yeni hapishane inşa etti. Ülkede insani kriz günden güne derinleşiyor.

Avrupa yardımı kesmedi

Mısır'da darbeden sonra yaşanan insan hakları ihlallerine rağmen Avrupa ülkeleri ve ABD, Mısır'a yönelik askeri yardımlara ara vermedi.

Sisi rejimi, ihlaller sürerken bir yandan da ABD ve Avrupa'dan maddi yardımlarla askeri ekipman almaya devam etti.

Birçok Avrupa ülkesi, Türkiye'nin Suriye'de başlattığı Bahar Kalkanı Harekatı'na karşı Türkiye'ye yönelik silah satışını durdurma kararı almıştı.

Mısır'ın insan hakları ihlallerine rağmen askeri yardımların kesilmemesi tepki topluyor.

Kaynak: Mepa News