Ana Sayfa ORTADOĞU 4 Eylül 2017 15 Görüntüleme

Afganistan Nasıl ‘İmparatorluklar Mezarlığı’ Oldu? -Mini Belgesel – Tam Metin-

Amerikalı liberal haber kuruluşu Huffington Post, ‘Afganistan, İmparatorlar Mezarlığı Unvanını Nasıl Kazandı’ başlıklı mini bir belgesel yayınladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Afganistan’daki Amerikan askerinin artırılması ve savaşın sürdürülmesi yönündeki kararına itiraz eden Huffington Post, Afganistan’ın tarih boyunca mağlup edilemediğine dikkat çekti.

ABD tarihe karşı koyabilecek ve Afganistan savaşını kazanabilecek mi denilen açıklamada Afganistan’da kaybeden ordular tek tek sıralandı.

Belgeselde geçen ifadeleri okurlarımız için Türkçeleştirdik:

“KAZANILAMAYAN SAVAŞ – AFGANİSTAN

Donald Trump: Bu savaşı sürdürebilmek için tarihten ders alacağız – kuşatıcı gözlemlerimizin bir sonucu olarak- Amerika’nın Afganistan ve Güney Asya’daki stratejisi çarpıcı biçimde değişecek.

Huffington Post Belgeseli: Tarih, bölgenin fethedilmesinin zor olduğunu ve ‘İmparatorluklar Mezarlığı’ unvanını kazanmasını kanıtlamıştır.

2 bin yıldan fazladır, işgalci güçler değişik ölçülerde başarılar elde etmişler.

Dağlık alanlar, gözünün yaşına bakmayan hava koşulları ve birbirinden tamamen farklı kabile grupları; hepsi de zaferin önünde duruyor.

M.Ö. 330 – BÜYÜK İSKENDER

İskender, Kral Darius’u yendikten sonra bölgeyi işgal etti fakat neredeyse hiç aralıksız birbirinden farklı kabile bölgelerinden ayaklanmalarla karşı karşıya kaldı.

1220 CENGİZ HAN

Moğol Savaş Baronu, bölgenin işgallerinden en başarılılarından birine kalkıştı fakat kendisinin taktikleri ancak bugün uygulanabilir. Cengiz Han’ın yönetimi çok sertti. Hiç muhalif kalmadığından emin olmak için tüm bölgeyi kılıçtan geçirdi. Cengiz Han’dan bu yana ise başarısızlıklar dizisi devam ediyor.

  1. YÜZYIL – İNGİLİZ İMPARATORLUĞU

İngiliz İmparatorluğu, Rusya’nın Afganistan’daki nüfuzunu azaltmak istedi. 1842’de Afgan savaşçılar 4 bin 500 İngiliz askerini katletti. Böylece Kabil’den geri çekildiler. Sadece bir adam kaldı.

İngilizler 1878’de Afganistan dış politikasını kontrol etme talebiyle tekrar döndü. Fakat hezimetin yanı sıra zilleti de tattılar.

1979 – 1989 SOVYETLER BİRLİĞİ

Muhaliflerin ayaklanmasının ardından Afgan Hükumeti Sovyetleri yardıma çağırdı. Fakat ülkenin uzak kırsal bölgelerinde Mücahit Muhaliflerle savaşmaya çalıştılar.

Uzun kışlar, alışılmadık arazi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği SSCB’yi ciddi bir dezavantaja sürükledi. Mücahitler* CIA tarafından sağlanan silahları kullanmaya başladıklarında Sovyetler, çıkış planlarını yapmaya başladı.

Masrafları çok olan savaş, kısmen Sovyetler Birliğinin çöküş sebebi olarak kabul ediliyor.

2001 – GÜNÜMÜZ

ABD ÖNCÜLÜĞÜNDEKİ KOALİSYON

Ekim 2001’de başlayan işgalin ardından Taliban Hükumetinin çekilmesiyle Kabil hızlı bir şekilde düştü. Fakat işgalin başından bu yana Koalisyon güçleri kalıcı barışı getirmek için uğraşıyor.**

Coğrafya şartları bir kez daha başarının önüne ciddi engel koydu. Taliban ve El Kaide milisleri hala rutin biçimde etkili gerilla tarzı saldırılar düzenliyor.

Devam eden güvenlik tehditleri, askerlerin geri çekilmesini geciktiriyor. Şimdi, IŞİD’in de ülkede zemin kazandığı söyleniyor.***

Başkan Trump da Başkan Obama gibi Afganistan’a ek asker gönderiyor. Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu ancak zaman gösterecektir.”

*Uluslararası Güvenlik ve Küresel Çatışma ilgilileri için haber ve analizler hazırlayan Asya’nın Sesi Haber Merkezi, Huffington Post tarafından hazırlanan mini belgeseli okurlarının ilgisi için Türkçeleştirirken belgeselde yer alan Amerikan medyasının alışıldık ‘algı operasyonlarına’ dikkat çekmek ister:

Belgeselde CIA’dan silah aldığı belirtilen ‘Mücahitler’ Afgan-Rus harbinde Amerika tarafından desteklenen yerel milisleri ifade ediyor. Amerikalıların rakip olarak gördüğü Ruslara karşı yürütülen savaşı o günlerde teşvik için kullandığı ‘Mücahitler’ kavramı, günümüzde de geçerliliğini koruyor. Afganistan savaşı hakkında askerlerini bilgilendirmek isteyen ABD Ordusunun hazırladığı bir el kitapçığında dönemin yerel savaşçıları hiçin hala ‘Mücahitler’ ifadesini kullandığı görülmüştür. ‘Mücahitler’ ifadesiyle Taliban ve El Kaide’nin kastedilmediği söz konusu cihat yanlısı örgütlerin tarihin hiçbir döneminde ABD ya da başka bir ülkeden silah almadığı biliniyor. Aksine iddialar bugüne kadar ispatlanamadığı gibi, iddia olmaktan öte de geçememiştir.

**Uluslararası Savaş Gözlemcileri tarafından hazırlanan birçok raporda ABD öncülüğündeki NATO Güçlerinin aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu sivillerin yanı sıra doktor, öğretmen ve tüccarlar gibi savaştan bağımsız kişileri hedef alan saldırılar düzenlediği kayıtlı.

Irak’ı kitle imha silahlarına sahip olduğu gerekçesiyle işgal eden ve daha sonra Bağdat yönetiminin bu silahlara sahip olmadığını açıklamak durumunda kalan ABD’nin Afganistan ve Irak’ta ‘kalıcı barışı sağlamak’tan uzak davranışlar sergilediği biliniyor.

***ABD’li kaynaklar tarafından da doğrulanan haberlere göre IŞİD, Afganistan’da sadece Nangarhar’ın bazı bölgelerinde varlık gösterdikten sonra Taliban tarafından yenilgiye uğratıldı. IŞİD’in Afganistan’da kayda değer varlık göstermediği, Afganistan Pakistan sınırındaki Urukzay’da kısmen bulunduğu biliniyor.

Asya’nın Sesi sitesinden alıntılanmıştır. Sorumluluk kaynağa aittir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | sancakweb.com