Cumartesi, 22 Eylül 2018
Free website traffic to your site!

“Trump’ın Kasım Sıkıntısı!”

Kasım ayında ’da gerçekleştirilecek olan seçimleri etkileyebilecek hususları saydığı bugünkü yazısında Abdullah Muradoğlu, Başkanı Trump’ın zor günler geçirdiğine dikkat çekiyor.

19 Ağustos 2018 Pazar 18:28A+A-

Bugün Yeni Şafak gazetesinde “Trump’ın Kasım Sıkıntısı!” başlığıyla yayımlanan Abdullah Muradoğlu imzalı yazıyı ilgilerinize sunuyoruz:

6 Kasım’da ABD’de Kongre seçimleri yapılacak. Bu seçimler “Cumhuriyetçiler” ve “Demokratlar” için hayati önemde. Analistlere göre, ABD Başkanları seçildikten 2 yıl sonra yapılan seçimlerde genellikle muhalefetteki parti Kongre’de çoğunluğu kazanıyor. ABD Başkanlarına tanınan çok güçlü yetkiler böylece Kongre tarafından dengeleniyor imiş.

Trump iki parti arasındaki oydaşmaya dayalı politikaları boşluğa düşüren bir tutum izlediği için bu seçimler çok daha kavgalı geçecek. İlk bir yılında Trump, partisinin Kongre’deki ana akım liderleriyle çatıştı. Çatışma Trump’ın büyük şirketlere vergi indirimi getiren tasarının Kongre’den geçmesiyle yatıştı. Sözde vergi reformu iki partinin parmak ısırtıcı uzlaşmasıyla geçti. Emlak milyarderi Trump, şahane indirimler elde ettiği tasarının geçmesi karşılığında bazı adamlarını feda etti. Trump, partisinin ana akım liderliğine açan Sağcı Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon ve Kıdemli Danışmanı Sebastian Gorka’yı kovdu.

Bannon çok kötü şekilde Beyaz Saray’dan kovulmasına rağmen dışarda Trump’ı savunmaya devam etti. Şimdi Bannon’un Kasım seçimlerine yetişmesi için Trump’la ilgili büyük bütçeli bir film hazırladığı ortaya çıktı. Eylül’de gösterime girmesi plânlanan filmde Trump ‘efsane ’ olarak gösteriliyor. Bannon’a göre Kasım seçimlerinde, Trump’ın başkanlığı dahil her şey masada olacak. Bu yüzden seçimler Trump için hayat memat meselesi. Bannon siyasî faaliyetlerini Parti’den ayrı sürdürüyor. Zira partinin ana akım liderleri Bannon’dan nefret ediyorlar. Kimilerine göreyse bu film, ‘kovulmuş Bannon’ın Trump’a dönüş bileti olacak.

“Rahip Brunson meselesi”nin Kasım seçimlerinde malzeme olarak kullanılacağını daha krizin ilk günlerinde söylemiştik. Öte yandan Trump ticaret savaşlarının Amerika’ya işleri geri döndüreceğini savunuyordu. Ticaret savaşlarının üreticiler, tüketiciler ve işletmeler üzerindeki olumsuz etkileri hissedilmeye başladıkça bu savunma yetersiz kalıyor. Güya ‘Güçlü Dolar’ istemeyen ve ABD Merkez Bankasını faiz artırımı yaptığı için eleştiren Trump izlediği hırçın politikalarla aksi yönde bir gelişmeye yol açıyor. Ekonomistler küresel rezerv parası Dolar’ın ‘’ olarak kullanılmasının, ABD’ye geri tepen finansal bir patlamaya yol açabileceği uyarısı yapıyorlar. Trump’ın Amerikalılara ağır malî yükler bindiren dışardaki savaşlardan ABD askerlerini çekeceği şeklindeki vaadinin de sözde kaldığını hatırlatalım.

Trump’ın Beyaz Saray eski Halkla İlişkiler Direktörü Omarosa Manigault’un yazdığı “Dengesiz” başlıklı kitap politika gündemini daha hareketlendirdi. Beyaz Saray’ın üzerinde bu günlerde bir hayalet dolaşıyor: Omaraso’nın kasetleri. Omaraso’nun gizlice kaydettiği söylenen ses kayıtları Beyaz Saray görevlilerini ve Trump’ı fena halde rahatsız ediyor imiş. Robert Mueller’in yürüttüğü “ Soruşturması” da Trump üzerindeki baskıyı artırıyor.

Trump, eski Başkanı John Brennan’ın istihbarat bilgilerine erişimini yasakladı. Bu girişim, aralarında 7 Başkanı ve 1 Ulusal İstihbarat direktörünün de yer aldığı 70’in üzerindeki eski istihbarat yöneticileri tarafından edildi. Trump’ın eski Direktörü James Comey, CIA eski başkanı Michael Hayden, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice ile diğer birkaç ismin de güvenlik izinlerini gözden geçireceğini söylemesi iç savaşı kızıştırdı. Trump’ın ana akım medyaya açtığı cephe savaşını da listeye eklemek gerekiyor.

Bütün bu gelişmeler Kasım seçimlerinin sonuçlarını etkileyebilecek nitelikte. Bir taraftan da seçimler tam bir kimlik ve kültür savaşlarına doğru evriliyor. Bu savaşların merkezinde “göçmenler meselesi” yer alıyor. Bildiğimiz Amerika birçok yönden mazide kaldı. Şimdi Amerikalı seçmenler ‘Yeni Amerika’nın nasıl şekilleneceği konusunda kafa karışıklığı içindeler. Trump ise ‘inşâ edici’ değil, bir ‘yıkıcı’ lider olarak kendisinden söz ettiriyor.

Haksöz Haber sitesinden alınmıştır.

Free website traffic to your site!

Bu Haberler de var

Malezya Başbakanı: Eşcinselliği Veya LGBTİ Haklarını Kabul Edemeyiz

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, cuma günü yaptığı açıklamada Malezya'nın eşcinsel evliliği veya LGBTİ haklarını kabul …

Bakan Gül: Türkiye’deki sıkıntılar psikolojik

Bakan Gül: Türkiye'deki sıkıntılar psikolojikADALET Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye'deki ekonomik sorunların birlikte çözüleceğini belirterek, "Türkiye'de …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.