Cumartesi, 26 Mayıs 2018
Free website traffic to your site!

İslam Ordusu, Feylek Er Rahman, Ahraruş Şam ve HTŞ, Bu Silahlarla Başkenti Fethedip Rejimi Düşürebilirdi

On The Ground News Genel Yayın Yönetmeni Bilal Abdulkerim, ’nin ünlü ilim adamlarından Abdurrezzak El Mehdi’yle bir röportaj gerçekleştirdi.

Bilal Abdulkerim, İslam Ordusu grubunun Doğu ’daki ağır silahlarını Esed Rejimine teslim edişini sordu. El Mehdi ayrıca hakkındaki düşüncelerini ve öngörülerini aktardı.

Bilal Abdulkerim, röportaja Rejime teslim edilen askeri teçhizatın yalnızca bir kısmını hatırlatarak başladı:

-48.000 Tank Mermisi

-38 Tank

-6.800 Grad Füzesi

-36 Scud Füzesi

-42.000 Havan Rampası

Bilal Abdulkerim’in Abdurrezzak El Mehdi’ye ilk sorusu, bu miktardaki ağır silahın Rejime teslim edilmesinin caiz olup olmadığı yönündeydi.

Abdurrezzak El Mehdi ‘aslında insanlar Kalemun’daki bu ve ekipman miktarına şaşırdılar’ diyerek başladığı konuşmasını bu silahların stratejik bir alanda bulunduğuna dikkat çekere sürdürdü.

Daha sonra bölgenin stratejik durumunu açıklayan El Mehdi şunları söyledi:

“Burası, Rejimin ve ile İran’ın kendisinden çıkarak operasyonlar düzenlediği ve başkent Şam’a bağlanan ana yoldur; bu yol aynı zamanda diğer vilayetleri de Şam’a bağlar. Musl’dan Humus’a, oradan Hama’ya ve ’e bağlanan yol budur. büyük bir şehirdir. Bu şekilde, bu yol, Şam’ı Humus’a ve sahile bağlar.”

Abdurrezzak El Mehdi, bunca silahla Guta düşmeden önce İslam Ordusu, Feylek Er Rahman, Ahraruş Şam ve HTŞ üyelerinin Şam’a yol bularak başkenti özgürleştirme ve Rejimi alaşağı edebilme imkanı olduğunu belirtti.

ilim adamı, Bilal Abdulkerimin röportajın başında saydığı silahların sadece Doğu Kalemun’dakiler olduğunu, buna ilaveten daha çok sayıda askeri silah ve teçhizatın da Doğu Guta’da Rejime teslim edildiğini kaydetti.

OGN Genel Yayın Yönetmeni Bilal Abdulkerim daha sonra ‘Muhalifler bu kadar zor durumdayken ve bunca silah varken önce Doğu Guta’nın şimdi de Kalemun’un teslim edilmesinin masa altında çevrilen bir iş olup olmadığını’ sordu.

Abdurrezzak El Mehdi: “La havle vela kuvvete illa billah.”

Suriyeli ilim adamı her şeyin mümkün olduğunu belirterek umulmadık gelişmeler yaşandığını ifade etti.

El Mehdi: “Guta ve Duma havadan vurulduğu zaman bu tanklar ve silahlar, Guta’daydı. Bu tanklar, silahlar ve grad füzeleri Dumeyr Havalimanını yok edebilirdi. Bu silahlar, uçakların havalandığı ve topların ateşlendiği yere ulaşabilecek güçteydi.”

Bilal Abdulkerim: Peki bu silahları neden savaşta göremedik?

Abdurrezzak El Mehdi: Bir takım anlaşmaların ve ittifakın olması mümkündür. Fakat olan her ne ise Şeri açıdan caiz olmamıştır. Mücahitlerden yardımını esirgeyenler ve Guta ehlini korumayanlar ve gerçekten savaşmadan Doğu Kalemun’u teslim edenler Allah katında bundan hesaba çekilecekler.

Abdurrezzak El Mehdi, Kalemun’un başkent Şam’a yakınlığını belirterek bu silahlarla başkentin fethedilmesinin ve Rejimin düşürülmesinin kolay olduğunu bir kez daha tekrarladı.

Bilal Abdulkerim’in bir sonraki sorusu herkesin en çok merak ettiği konu oldu. İslam Ordusu grubunun üyelerinin yarısını çıkardığı yönündeki haberlerin diğer yarısının halen bölgede olduğu anlamına geldiğini kaydeden Bilal Abdulkerim, ‘ yanlıları ve düşmanları aynı yerde nasıl beraberler’ diye sordu.

Abdurrezzak Mehdi: “Belki onlar bu şüpheye bazı müzakereler yürütüyoruz diye cevap vereceklerdir…”

Bilal Abdulkerim: “Fakat müzakereler sona erdi.”

Abdurrezzak El Mehdi: “Sen müzakere sonrasından söz ediyorsun.”

Bilal Abdulkerim: “Yani bir hafta öncesi.”

Abdurrezzak El Mehdi: “Anlıyorum evet, İslam Ordusu savaşçılarının Duma’da geride kalmayı reddederek bölünmesinden, bir bölümünün rejimle anlaşmayı reddedip yarısının geride kalmasından sonrayı söylüyorsun. Bu geride kalanlar Rejimle anlaşmayı reddettiler.”

Bilal Abdulkerim’in son sorusu ise Guta ve diğer bölgede yaşanan bunca hadise esnasında İdlib’teki grupların birbiriyle savaşmaya devam etmesi hakkında oldu: “Devrimin nereye gittiğini düşünüyorsunuz?”

Abdurrezzak El Mehdi: “Hakikat şu ki devrim, tehlikede ve gittikçe geriliyor. Toprakların çoğunu kaybettik. 2013’te Muhalifler Suriye’nin yüzde 75’ini kontrol diyordu. Bugün ise yaklaşık yüzde 10’unu kontrol ediyorlar. Binaenaleyh, birbirleriyle savaşan gruplara ‘Allah’tan korkun ve bu gençlerin kanlarını heba etmeyin. Liderlere ve Şerilere diyorum ki bu gençler, Alevi Rejimle ve rafızi destekçileriyle savaşmak için geldiler; birbirleriyle savaşmak için değil. Siz bu gençleri bu iç savaşa soktunuz bu yüzden Allah’tan korkun. İki taraftan da verilen zayiattan sorguya çekileceksiniz’ diyorum.”

Sheikh Abdul Razzaq Mehdi discusses Qalamoun from OGN on Vimeo.

Kaynak: Asyanın Sesi. Sorumluluk kaynağa aittir.

Free website traffic to your site!

Bu Haberler de var

IŞİD, ÖSO Savaşı Sürerken Rejim Saldırı Hazırlıklarını Tamamladı

Suriye Rejim Ordusu hazırlıklarına devam ederken, IŞİD Deraa’nın güneybatı kırsalında Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) savaş …

Esed Propagandası İçin Haber Yaparken Evinin Yağmalanışına Tanıklık Etti

Kudüs Gücüne bağlı bir savaş muhabiri, Yermuk Kampının Sünni direnişçilerden ‘özgürleştirildiğini’ haber yapmak için bölgeye …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir