Pazar, 23 Eylül 2018
Free website traffic to your site!

Aşure günü orucu, sadece küçük günahlarına kefarettir, büyük günahlar ise ancak tövbe ile affedilir.

– Fıkıh ve Fıkıh Usulü » Fıkıh » İbadetler » Oruç » Nafile Oruç.
– Adab, Ahlak ve Rekaik/Kalpleri Ürperten Ameller » » Tevbe.

Şayet ben içki içen bir şahıs isem, daha sonra Muharrem ayının dokuz ve onuncu gününü oruç tutmaya niyet edersem, bu oruç benim için geçerli olur mu? Böylece geçen sene ve gelecek senenin günahlarım affedilir mi?

Allah’a hamd olsun,

Birincisi: Yüce Allah’ın iki senenin günahları affettiği gün, Arefe günüdür. Aşure günü orucunun faziletinde ise sadece bir senenin günahı affedilir. Arefe orucu ile ilgili daha detaylı bilgi için (98334) nolu sorunun cevabına, Aşure orucu ile ilgili bilgi için (21775) nolu sorunun cevabına bakınız.

İkincisi: Şüphesiz içki içmek, büyük günahlardandır. Özellikle bu günaha ısrar edilirse günah daha da büyük olur. zira içki, kötülüklerin anası ve her kötülüğün kapısıdır. Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem, içki ile ilgili on gurup insanı lanetlemiştir. Nitekim Enes Radiyallahu anhu’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem içki konusunda on kişiyi lanetlemiştir: (1)Sıkana (2) Sıktırana (3) İçene (4) Taşıyana (5) Taşıtana (6) sunana, servis edene (7) Satana (8) Bunun parasını yiyene (9) Satın alana (10) kendine satına alınana.” Tirmizi/1295

Bu konuda vacip olan şey: içki içmekten tövbe ederek Allah’a yönelmektir. Aşure günü veya Arefe günü, sadece küçük günahların affedilmesini sağlar. Büyük günahlar ise nasuh (gerçek) bir tövbe gerektirir.

İbn Teymiye Rahimehullah şöyle dedi: “Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem’den gelen sahih bir rivayette; Arefe günü oruç tutmak iki senenin günahlarını kefaret eder, Aşure günü orucu ise bir senenin günahlarını kefaret eder. Ancak günahların kefaret edilmesi mutlak değildir. Büyük günahlar tövbesiz kefaret olmaz. Nitekim Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem: büyük günahlar sakınıldığı takdirde Cuma, diğer cumaya kadar olan günahları sildiğini. ayı bir sonraki ayına kadar günahları affettirdiğini.” Haber vermiştir. Malumdur ki , oruçtan daha faziletlidir. orucu, Arefe günü orucundan daha üstündür. Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem’in sınırladığı gibi ancak büyük günahlar sakınıldığı takdirde günahlara kefaret olur. Kim sünnet olan bir veya iki gün orucu tutmakla; zina, hırsızlık, kumar ve sihir gibi günahlara kefaret olduğunu zannedebilir? Bu olamaz. El Fetava Mısriye 1/254

İbn Kayyım Rahimehullah şöyle dedi: “Bazıları, Aşure günü, bir senenin tüm günahlarına kefaret olduğunu söylüyor. Arefe günü daha üstün sevaba sahip olduğunu zanneder. Ancak bu kişiler; Ramazan ayının orucu ve beş vakit namazın Arefe ve Aşure günlerinden daha üstün ve daha faziletli olduğunu bilmiyorlar. Buna rağmen diğer Ramazan ayına kadar olan günahları ancak büyük günahlar sakınıldığı takdirde kefaret eder. Aynı şekilde Cuma namazı için de geçerlidir. Durum böyleyken nasıl olurda sünnet olan bir oruç, tövbe etmeyen günahkârın ısrar ettiği büyük günahı kefaret edebilir? Bu imkânsızdır. Ama aynı zamanda Arefe günü ve Aşure günü, senenin tüm günahların geneline kefaret olduğuna engel değildir. Zira bu kefaretin şartları ve engelleri bulunmaktadır. Örnek olarak büyük günahlara ısrar etmek, kefarete engeldir. Ancak büyük günahlara ısrar etmemek ve oruç tutmak; bu iki eylem birlikte günahların geneline kefaret olmasını sağlamaktadır.

Aynı şekilde Ramazan ayı ve beş vakit namaz, büyük günahlar sakınıldığı takdirde küçük günahların affedilmesine neden olur. Yüce Allah şöyle buyurdu: “Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.” Nisa/31

Böylece bir şeyin kefarete sebep olması, kendisi ve başkası ile birlikte kefareti sağlamalarına engel değildir. Sonuç olarak kefaret için iki sebebin birlikte olması tek sebepten daha güçlüdür. Böylece sebepler güçlendikçe kefaret daha kapsamlı olur.”

El Cevab el Kafi s. 13

Tirmizi, /1862 nolu hadiste; Abdullah bin Ömer Radiyallahu anhu’nun Rasulullah Sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle dediğini aktarmıştır: “ Her kim içki içerse, Allah ondan kırk günün namazını kabul etmez. Eğer tövbe ederse Allah ondan kabul eder, eğer tekrar günaha dönerse, Allah ondan kırk günün namazını kabul etmez. Eğer günahtan tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder. Eğer tekrar günaha geri dönerse Allah ondan kırk günün namazını kabul etmez, Eğer günahtan tövbe ederse Allah tövbesini kabul eder, eğer dördüncü defa tekrar günaha dönerse Allah ondan kırk günün namazını kabul etmez, eğer tövbe ederse Allah onun tövbesini kabul etmez ve onu Habal Nehrinden içirir.” (bu nehir, cehennem ehlinden çıkan irinlerden oluşur)

El Mubarekfuri, Tuhfetul Ehvazi’de şöyle dedi: “Özellikle namazın kabul edilmeyeceğini söylemesi, bedensel olarak en üstün ibadet olduğu içindir. Zira Namaz ibadetinin kabul edilmemesi, diğer ibadetlerin kabul edilmemesinden daha evladır. Sayfa 5/488

Aynı şekilde EL Iraki ve EL Menavi bu görüştedirler. Daha detaylı bilgi için: : (38145) nolu sorunun cevabına bakınız.

İçkiye ısrar edildiğinde İbadetler kabul edilmiyorsa, Aşure günü orucu nasıl kabul edilir? Bir senenin günahları nasıl affedilebilir?

Size vacip olan şudur: Samimi ve gerçek bir tövbeye yönelmenizdir. Alışkanlık haline getirdiğiniz içkiyi bırakmalı, geri kaldığınız ibadetleri yerine getirmelisiniz. Salih amelleri bolca yapınız umulur ki Allah, sizi affeder.

Üçüncüsü: burada anlattıklarımız Arefe günü, Aşure günü veya dilediğiniz her hangi bir nafile orucu tutmaya engel değildir. İçki içmek tüm bunlara engel değildir. Büyük günah işlemek, salih amellerden veya hayır işlerden geri kalmak demek değildir. Her ne kadarda insan nefsine yenik düşer de günah işlese de sevap işlemek veya ibadet etmekten uzaklaşmaması gerekir. Ancak amelin geçerliliği ve kabul edilmesi farklı bir şeydir. Bir sene veya iki senenin günahları affedilmesi de farklı bir şeydir.

Cafer bin Yunus şöyle dedi: Bir defasında Şam’a giden bir kafile içerisindeydim, yol kesen araplar o kafileye el koyup liderlerine sundular. El koydukları mallarda şeker ve badem çıktı, yol kesiciler ondan yediler ama liderleri yemedi!! Neden yemediğini sordum. O da: ben oruçluyum! Dedi. Ona dedim ki: yol kesiyorsunuz, mallara el koyuyorsunuz, insanları öldürüyorsunuz buna rağmen oruç mu tutuyorsunuz?!

O şöyle cevap verdi: Hayatımda her zaman salih amel için bir yer bırakıyorum!!

Daha sonraki zamanlarda o adamı ihramlı bir şekilde Kabe’nin etrafında tavaf ettiğini gördüm. Ona sordum sen o adam mısın? Evet dedi, o tuttuğum oruç beni buralara getirdi. (Tarih Dimeşk 66/52) daha detaylı bilgi için (14289) nolu sorunun cevabına bakınız.

En iyisini Allah bilir.

İslam Soru-Cevap Sitesi

Free website traffic to your site!

Bu Haberler de var

Muharrem ayında çokça nafile orucu tutmanın fazileti

– Fıkıh ve Fıkıh Usulü » Fıkıh » İbadetler » Oruç » Nafile Oruç. Muharrem …

Aşure orucuna niyetlendi ancak oruç tutmadı, kaçırdığı sevap ve fazileti nasıl telafi edebilir?

– Hac. – Fıkıh ve Fıkıh Usulü » Fıkıh » İbadetler » Oruç » Nafile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.